Asrın felaketinin ardından geçen süre, devletin sahadaki kararlı varlığını ve yeniden ayağa kalkma iradesini net biçimde ortaya koydu. Deprem bölgesinde yürütülen konut seferberliği, rakamlarla ifade edildiğinde yalnızca bir inşaat hamlesini değil, aynı zamanda sosyal ve ekonomik toparlanmanın omurgasını gözler önüne serdi.

Türkiye genelinde, depremden etkilenen 11 ilde toplam 367 bin 995 konut, 65 bin 672 köy evi ve 21 bin 690 iş yeri olmak üzere 455 bin 357 bağımsız bölüm tamamlanma aşamasına getirildi. Bu tablo, afet sonrası yeniden inşa sürecinin ulaştığı ölçeği ortaya koydu.

Genç Birlik’ten Minik Yüreklere Umut Dokunuşu
Genç Birlik’ten Minik Yüreklere Umut Dokunuşu
İçeriği Görüntüle

En yüksek üretim yapılan iller arasında Hatay, Kahramanmaraş, Adıyaman, Malatya ve Gaziantep ilk sıralarda yer aldı. Hatay’da 135 bin 575, Kahramanmaraş’ta 83 bin 786, Adıyaman’da 25 bin 257, Malatya’da 35 bin 959, Gaziantep’te ise 19 bin 194 bağımsız bölüm inşa edildi. Bu iller, depremin en ağır yıkımı yaşattığı merkezler olarak sürecin de ana yükünü taşıdı.

Köy yerleşimlerine yönelik çalışmalar da dikkat çekici boyuta ulaştı. Sadece kırsal alanlarda on binlerce köy evi tamamlanarak hak sahiplerine teslim edildi. Bu adım, göçün önlenmesi ve kırsal yaşamın sürdürülebilirliği açısından kritik bir eşik olarak değerlendirildi.

Çalışmalar, T.C. Çevre, Şehircilik ve İklim Değişikliği Bakanlığı koordinasyonunda, çok sayıda kurumun eş zamanlı katkısıyla yürütüldü. Şantiyeler, gece gündüz esasına göre faaliyet gösterirken, planlama sürecinde zemin güvenliği ve şehircilik ilkeleri öncelikli başlıklar arasında yer aldı.

Ortaya çıkan tablo, yalnızca konut sayılarıyla sınırlı kalmadı. Yeni yerleşim alanlarıyla birlikte sosyal donatı alanları, altyapı ve ulaşım bağlantıları da eş zamanlı olarak tamamlandı. Böylece deprem bölgesinde kalıcı, güvenli ve yaşanabilir şehirlerin temeli atıldı.

Muhabir: Yadigar Jira