Üniversite, gençlere yalnızca bir meslek değil, bir karşılaştırma imkânı da sunar. Farklı şehirler, farklı hayatlar, başka ihtimaller… Tüm bunlar, yaşanılan yeri yeniden sorgulatır. Gitmek, bu noktada bir hayalden çok, yapılması gereken bir adım gibi karşımıza çıkar.
Dil öğrenmekte aynı yer değiştirmek gibi insanın ufkunu açan bir diğer gelişmedir ve aynı zamanda bu sürecin önemli bir parçasıdır. Yabancı bir dili öğrenmek, çoğu genç için sadece bir ders değil, daha geniş bir dünyaya açılmanın, sınırları aşabilmenin ve güçlü hissetmenin bir yoludur. Bu zorlu ve keyifli yol bazen de bulunduğu yerden uzaklaşma isteğinin dili olur.
Ancak gitmek her zaman her şeyi çözen bir karar değildir. Büyük şehirler imkân sunduğu kadar yalnızlığı da beraberinde getirir. Kalmak ise çoğu zaman yanlış anlaşılır. Oysa kalmak, vazgeçmek değil; bazen bulunduğu yere değer katmayı seçmektir.
Kahramanmaraş’ta genç olmak, işte bu iki ihtimal arasında düşünmeyi öğrenmektir. Gitmek ya da kalmak kadar önemli olan bir şey varsa, o da hangi kararı alırsak alalım kendimizden emin olmak ve pişman olmamaktır.