1919 yılının zorlu günlerinde işgal altındaki Kahramanmaraş’ta yaşanan bir hadise, şehrin kaderini değiştiren kırılma anlarından biri olarak hafızalara kazındı. Fransız işgal kuvvetlerinin kentte düzenlediği bir davet gecesi, yalnızca bir balo değil; milli onurun sınandığı bir gece oldu.
İşgal komutanının organize ettiği davete kentin ileri gelenleri ve Ermeni cemaati de çağrıldı. Gecede yaşanan bir diyalog ise olayların seyrini değiştirdi. Rivayete göre baloya katılan genç bir Ermeni kadın, Fransız generalin dans teklifini, “Kaledeki Türk bayrağı inmediği sürece dans edemem” diyerek geri çevirdi. Bu söz üzerine general, kalede dalgalanan Türk bayrağının indirilmesi talimatını verdi.
Ertesi sabah Kahramanmaraşlılar, kalede Türk bayrağının yerine Fransız bayrağının asıldığını gördü. Şehirde derin bir sessizlik ve öfke hâkimdi. Aynı gün Cuma namazı için Ulu Cami’ye toplanan halkın ruh hali, işgalin ağırlığını yansıtıyordu.
Cuma hutbesi için minbere çıkan Ulu Cami İmamı Rıdvan Hoca, elinde Türk bayrağıyla cemaatin karşısına geçti. Hutbe yerine yaptığı konuşma, yalnızca cami cemaatine değil, tüm şehre hitap ediyordu. “Cuma namazı hür insanlar için farzdır. Kalesinde kendi bayrağı dalgalanmayan bir memlekette Cuma namazı kılınmaz” sözleriyle cemaati harekete geçirdi.
Cami içinde yükselen tekbir sesleri kısa sürede sokaklara taştı. Halk, kaleye doğru yürüyüşe geçti. İşgal askerleri karşısında kararlılıkla ilerleyen Maraşlılar, bayrağı yeniden göndere çekti. O gün Cuma namazı kalenin burçlarında, özgürlüğün sembolü olan bayrağın gölgesinde eda edildi.
Bu hadise, Kahramanmaraş’ta milli bilincin açık bir göstergesi olarak tarihe geçti. “Maraş bize mezar olmadan düşmana gülizar olmaz” sözüyle anılan Rıdvan Hoca’nın tavrı, şehir halkının direniş iradesini pekiştirdi. İşgal yıllarında sergilenen bu duruş, kentin daha sonra “Kahraman” unvanını almasının toplumsal zeminini oluşturan olaylardan biri olarak kabul edildi.
Kahramanmaraş, bu yönüyle yalnızca bir şehir değil; bayrağına ve hürriyetine sahip çıkan bir iradenin adı olarak anılmaya devam ediyor.