2011 verilerine bakıldığında, şehrin sağlık kapasitesi incelenebilir düzeyde öngörülmüştü. Ancak bölgenin yaşadığı felaketler sonrası yeni devlet hastaneleri hızla devreye alınıyor. Bu iki dönemi yan yana koyduğumuzda, Kahramanmaraş’ın sağlık hizmetine neredeyse sıfırdan başlayarak yeniden yön verdiği görülüyor.
Geçmişten Bugüne: 2011 Verilerinde Kaç Hastane Vardı?
2011 yılı itibarıyla yapılan istatistiklere göre, Kahramanmaraş’ta toplam 11 kamu ve üniversite hastanesi ile 6 özel hastane bulunuyordu. Bakıma açılan yatak sayısı ve doktor sayısı dengeleri de bu dönemde bölgenin sağlık kapasitesine dair önemli bir göstergeydi: kamuya ait hastanelerde 2.074 yatak hizmete hazır, her 100 bin kişiye düşen yatak sayısı ise 195 seviyesindeydi. Ayrıca her bir doktora düşen nüfus 1.290 kişiydi. Bu veriler, ildeki sağlık altyapısının özellikle yatağa dayalı hizmet açısından ne kadar kritik olduğunu ortaya koyuyordu.
Depremin Ardından: 2025’te Açılan Devlet Hastaneleri
6 Şubat 2023 Depremi sonrası yeniden yapılanmanın parçası olarak, Kahramanmaraş’ta üç yeni devlet hastanesi 2025 yılı başında hasta kabulüne hazırlandı: birincisi acil durumlara özel 400 yataklı hastane; diğeri Türkoğlu Devlet Hastanesi (120 yatak); üçüncüsü ise Nurhak Devlet Hastanesi (50 yatak). Ayrıca Ferhuş Sağlık Kompleksi adlı 600 yataklı kurul projesinin de aynı yıl içinde hizmete alınması hedeflendi. Bu hamleler, bir anda şehrin sağlık altyapısını ve kapasitesini oldukça yukarı taşıdı.
Güncel Refleks: Toplam Hastane Sayısı Kaç?
Güncel resmi kaynakların (Wikipedia tabanlı) verilerine göre, Kahramanmaraş’ta kamu hastaneleri arasında (il merkezindeki ve ilçe devlet ve ağız-diş sağlığı merkezleri dahil) 11 hastane listeleniyor. Buna ek olarak özel hastane sayısı tam 6 olarak belirtiliyor. Özetle, şehir kamu ve özel dahil 17 hastaneye ev sahipliği yapıyor. Buna ilave olarak, Sütçü İmam Üniversitesi Sağlık Uygulama ve Araştırma Hastanesi de üniversite hastanesi kategorisinde yer alarak toplam yapıyı tamamlıyor.
Neden Önemli?
Kahramanmaraş, 2011’den 2025’e uzanan süreçte hem fiziksel yıkımdan etkilendi hem de acil ihtiyaçlara hızlı cevap verecek şekilde yeniden yapılandırıldı. Kamu ve özel hastane sayısındaki artış, özellikle depremin ardından sağlık sisteminin direncini ve toplumun hizmete erişim kapasitesini anlamak açısından önemli bir öncü gösterge.