Cemile Sönmez, memleketi Kahramanmaraş’ta, lise yıllarına uzanan özel bir sürprize imza attı. Kendi ifadesiyle uzun süredir hayalini kurduğu buluşmayı hayata geçiren Sönmez, 30 yıl önce aynı sıraları paylaştığı Kara Lisesi 3 Tab-i sınıf arkadaşlarını ve öğretmenlerini bir araya getirdi. Sürpriz organizasyon, geçmişin sıcak hatıralarını bugünün hüzünlü gerçekliğiyle buluşturdu.
Yıllar Sonra Aynı Koridorların Duygusu
Yeni yıl vesilesiyle annesini ziyaret etmek üzere Kahramanmaraş’a gelen Sönmez, yıllar sonra hocaları ve arkadaşlarıyla bir araya gelmenin kendisinde yarattığı duyguyu samimi sözlerle anlattı. Lise günlerinin ortak anılarını hatırlamanın, aynı koridorlarda yeniden buluşmanın kendisi için tarifsiz bir anlam taşıdığını vurgulayan sanatçı, özellikle 6 Şubat depremlerinde kaybedilen canların bu buluşmaya ayrı bir ağırlık kattığını dile getirdi.
Sürpriz Davet, Buruk Bir Sevinç
Sönmez, organizasyonun tamamen sürpriz olduğunu belirterek, ulaşabildiği arkadaşlarını ve hocalarını aynı akşam için davet ettiğini, davete icabet eden herkesin 30 yıl sonra bir arada olmanın buruk ama kıymetli sevincini yaşadığını söyledi. “Keşke daha önce bir araya gelseydik” sözleri, gecenin ortak duygusuna dönüştü.
Depremin Ardından Taşınan Vicdani Sorumluluk
Depremin izlerinin hâlâ taze olduğunu hatırlatan sanatçı, her Kahramanmaraş ziyaretinde şehitliği ziyaret ettiğini, bunun kendisi için vicdani bir sorumluluk olduğunu ifade etti. İstanbul’da yaşadığını ve olası deprem ihtimalinin yarattığı tedirginliği de paylaşan Sönmez, temennisinin dünyanın hiçbir yerinde böyle acıların yaşanmaması olduğunu vurguladı.
Tesadüflerle Derinleşen Bir Gece
Buluşma, eski dostlarla olduğu kadar anlamlı tesadüflerle de zenginleşti. Aynı mahallede büyüdüğü çocukluk arkadaşı, araştırmacı-gazeteci Yadigar Jira’nın da gecede bulunması sürprizi büyüttü.
“Meyrik” Ağıdıyla Hafızalara Kazınan Final
Gecenin finalinde ise, öğretmenlerden Ahmet İzbudak’ın isteği üzerine Cemile Sönmez’in seslendirdiği “Meyrik” ağıdı, salonda bulunan herkesi derinden etkiledi. Otuz yıl sonra kurulan bu gönül köprüsü, hem geçmişe saygının hem de kayıplara duyulan vefanın güçlü bir ifadesi olarak hafızalara kazındı.