Kahramanmaraş Haberleri

Vekil Karakoç: "Kıbrıs Türklüğünün yanındayız"

Milletvekili Karakoç, KKTC’de yürütülen temaslarda kayıplar konusuna dikkat çekerek Kıbrıs Türklerinin acı ve hak arayışının sahipsiz olmadığını vurguladı.

Abone Ol

Türkiye Büyük Millet Meclisi AB Uyum Komisyonu üyesi Milliyetçi Hareket Partisi Kahramanmaraş Milletvekili Zuhal Karakoç, Kuzey Kıbrıs Türk Cumhuriyeti Cumhuriyet Meclisi’nde temaslarda bulundu. Heyet, Kıbrıs meselesinin en hassas ve en acı başlıklarından biri olan kayıplar konusunu ele almak üzere Kayıp Şahıslar Komitesi ile kapsamlı bir toplantı gerçekleştirdi.

Toplantıda, 1974 ve öncesinde Kıbrıs topraklarında yaşanan insanlık dramının, özellikle Kıbrıs Türkleri üzerinde bıraktığı derin izler bir kez daha gündeme geldi. Yıllar boyunca büyük bir sessizlik ve görmezden gelinmişlik içinde kalan kayıpların, Komite tarafından yürütülen çalışmalarla vicdan, adalet ve tarihsel gerçeklik zemininde ele alındığı vurgulandı. Bu çalışmaların, tek taraflı anlatılar üzerinden inşa edilmeye çalışılan ve Türk ile Türkiye karşıtlığı ekseninde şekillenen algıların sorgulanmasını sağladığı ifade edildi.

Milletvekili Zuhal Karakoç, Kıbrıs Türklerinin acısının ve kayıplarının sahipsiz olmadığının altını çizerek, yaptığı paylaşımda şu ifadelere yer verdi; "1974 ve öncesinde Kıbrıs topraklarında yaşanan insanlık dramının yükünü en ağır şekilde omuzlayan Kıbrıs Türklerinin kayıpları, Komite’nin yürüttüğü çalışmalar sayesinde vicdan, adalet ve gerçeklik temelinde ele alınmakta; siyasi saiklerle yıllardır sürdürülen tek taraflı anlatılar ile Türk ve Türkiye düşmanlığı ekseninde üretilen yanlı hukuki kararlarla örülmek istenen algı duvarları birer birer yıkılmaktadır. Kıbrıs Türklerinin acısı da kaybı da sahipsiz değildir. Hakikatin er ya da geç tecelli edeceğine, gerçeklerin siyasi manipülasyonların önünü keseceğine olan inancımızla; dün olduğu gibi bugün de Kıbrıs Türklüğünün yanındayız."

AB Uyum Komisyonu’nun KKTC’de gerçekleştirdiği bu temasların, hem Kıbrıs Türklerinin yaşadığı mağduriyetlerin uluslararası zeminde daha doğru anlaşılmasına katkı sunduğu hem de adalet arayışının kurumsal düzeyde desteklenmesi açısından önemli bir adım olduğu değerlendirildi.