Türkiye genelinde organize suç örgütlerine yönelik yürütülen kapsamlı operasyonlarda dikkat çeken sonuçlar elde edildi. Jandarma ekipleri tarafından 12 ilde eş zamanlı düzenlenen operasyonlarda, 15 ayrı organize suç örgütü hedef alındı. Toplam 109 şüpheli yakalanırken, soruşturmanın mali boyutu da kamuoyuna yansıdı.
Cumhuriyet Başsavcılıkları Koordinesinde Operasyon
Cumhuriyet Başsavcılıkları ile Jandarma Genel Komutanlığı Kaçakçılık ve Organize Suçlarla Mücadele ile Siber Suçlarla Mücadele Daire Başkanlıklarının koordinasyonunda yürütülen çalışmalar kapsamında; Aydın, Gaziantep, Diyarbakır, Kırklareli, Manisa, Van, İzmir, Bolu, Şanlıurfa, Denizli, Antalya ve Ankara’da eş zamanlı operasyonlar gerçekleştirildi.
Operasyonlarda; tefecilik, göçmen kaçakçılığı, insan ticareti, nitelikli dolandırıcılık, organize nitelikli hırsızlık ve uyuşturucu ticareti suçlarına karıştığı belirlenen şüpheliler gözaltına alındı.
438 Milyon TL’lik Hesap Hareketliliği
Yapılan mali incelemelerde şüphelilere ait hesaplarda toplam 438 milyon TL’lik hareketlilik tespit edildi. Bu rakam, operasyonun yalnızca adli değil ekonomik boyutunun da ne denli büyük olduğunu ortaya koydu.
Özellikle göçmen kaçakçılığı ve tefecilik faaliyetlerinin birçok ilde örgütlü şekilde yürütüldüğü, bazı şüphelilerin ise insan ticareti ve nitelikli dolandırıcılık suçlarına karıştığı belirlendi.
61 Şüpheli Tutuklandı
Yakalanan 109 şüpheliden 61’i çıkarıldıkları mahkemece tutuklandı. 38 şüpheli hakkında adli kontrol hükümleri uygulandı. Diğer şüphelilerin işlemlerinin sürdüğü bildirildi.
Mal Varlıklarına El Konuldu
Mali Suçları Araştırma Kurulu (MASAK) tarafından yürütülen incelemeler sonucunda, “suçtan kaynaklanan mal varlığı değerlerini aklama” suçunu örgütlü biçimde işledikleri değerlendirilen şüphelilere ait çok sayıda taşınır ve taşınmaz mala el konuldu.
Yetkililer, organize suç örgütlerine yönelik mücadelenin kararlılıkla süreceğini vurguladı. Türkiye genelinde güvenlik birimlerinin eş güdüm içinde yürüttüğü operasyonların, hem kamu düzeninin korunması hem de suç gelirlerinin ekonomiye zarar vermesinin önüne geçilmesi açısından kritik önem taşıdığı belirtildi.