Caminin yapım tarihiyle ilgili kaynaklarda farklı bilgiler bulunsa da Kültür ve Turizm Bakanlığı kayıtları ile vakfiye bilgilerine göre ilk yapı, Dulkadiroğlu Hükümdarı Süleyman Bey’in 1442-1454 yılları arasındaki hükümdarlığı sırasında inşa ettirildi. Süleyman Bey’in oğlu Alaüddevle Bozkurt Bey ise camiyi 1501 yılında kapsamlı biçimde onartarak adeta yeniden inşa ettirdi. Bu nedenle bazı yayınlarda geçen 1496 tarihi, yapının ilk inşa tarihi olarak kesin kabul edilmiyor.
Ulu Cami, bulunduğu konum itibarıyla da dikkat çekiyor. Tarihî çarşı, Maraş Kalesi ve geleneksel kent dokusuyla bütünleşen yapı, yüzyıllar boyunca şehrin dinî ve sosyal hayatının merkezinde yer aldı.
Taş, Ahşap Ve İnce İşçiliğin Buluşması
Kahramanmaraş Ulu Cami, ahşap tavanlı camiler grubunda değerlendiriliyor. Yapının ana ibadet alanı dıştan yaklaşık 22 metreye 40,90 metre ölçülerinde. Kuzey cephesinde ise 5,30 metre genişliğinde son cemaat yeri bulunuyor. Cephe duvarlarında kaba yonu ve moloz taş, yapının dayanıklılığını artırmak amacıyla ahşap hatıllarla birlikte kullanıldı.
İç mekânda taş ayaklara oturan sivri kemerler, ibadet alanını bölümlere ayırıyor. Ahşap tavan, caminin sıcak ve sade atmosferini güçlendirirken; taçkapı, mihrap, minber ve minaredeki süslemeler Beylikler dönemi ile erken Anadolu Türk mimarisinin izlerini taşıyor.
Caminin en dikkat çekici bölümlerinden biri, yapıdan bağımsız olarak yükselen tek şerefeli minaresi. Kare kaide üzerine oturan taş gövde, şerefe bölümündeki bezemeleri ve üst örtüsüyle kentin siluetinde özgün bir yer ediniyor. Taçkapıdaki mukarnaslı düzenleme, taş işçiliğinin; ahşap minber ise dönemin sanat anlayışının güçlü örnekleri arasında gösteriliyor.
Bayrak Olayı’nın Başlangıç Noktası
Ulu Cami’yi diğer tarihî yapılardan ayıran en önemli özelliklerden biri, Maraş Millî Mücadelesi’ndeki rolü. Fransız işgali sırasında, 28 Kasım 1919 sabahı Maraş Kalesi’ndeki Türk bayrağının indirilerek yerine Fransız bayrağının çekilmesi şehirde büyük tepkiye yol açtı.
Avukat Mehmet Ali Kısakürek tarafından kaleme alınan “Âlem-i İslam’a Hitap” bildirisi, Ulu Cami’nin kapısına ve şehrin farklı noktalarına asıldı. Cuma namazı için camide toplanan halk, kalede Türk bayrağı dalgalanmadan namaz kılınamayacağını belirterek harekete geçti. Ulu Cami’den kaleye yürüyen Maraşlılar, Türk bayrağını yeniden göndere çekti.
Bu olay, Maraş’ın işgale karşı örgütlü direnişinin dönüm noktalarından biri olarak tarihe geçti. Böylece Ulu Cami, yalnızca ibadet edilen bir mekân olmaktan çıkarak bağımsızlık iradesinin yükseldiği sembol yapılardan birine dönüştü.
6 Şubat Depremlerinde Ağır Hasar Aldı
Kahramanmaraş merkezli 6 Şubat 2023 depremleri, şehrin insanlarıyla birlikte tarihî mirasında da derin yaralar açtı. Ulu Cami’nin taşıyıcı duvarları, minaresi ve mimari bölümleri ciddi ölçüde zarar gördü. Şehrin simge yapılarından olan cami, güvenlik gerekçesiyle ibadete kapatıldı.
Kültür ve Turizm Bakanlığına bağlı Vakıflar Genel Müdürlüğü tarafından başlatılan restorasyon sürecinde yapının tarihî dokusunun korunması esas alındı. Hasarlı bölümler belgelendi, özgün taşlar ve ahşap parçalar incelendi, taşıyıcı sistemlerin güçlendirilmesine yönelik çalışmalar yapıldı.
Restorasyon yalnızca görünen hasarların kapatılmasıyla sınırlı tutulmadı. Caminin duvarları, kemerleri, minaresi, ahşap tavanı ve süsleme unsurları uzman ekiplerin gözetiminde ele alındı. Amaç, eseri yeni bir yapıya dönüştürmek değil, asırlık kimliğini koruyarak geleceğe taşımaktı.
Asırlık Eser Yeniden Cemaatiyle Buluştu
Restorasyon çalışmalarının tamamlanmasının ardından Kahramanmaraş Ulu Cami, 2026 yılında yeniden ibadete açıldı. Caminin Kadir Gecesi’nde cemaatle buluşması, deprem sonrası toparlanmaya çalışan kent için yalnızca dinî değil, tarihî ve toplumsal bir anlam taşıdı.
Yüzyıllar boyunca ezan sesinin yükseldiği, Maraşlıların bağımsızlık için harekete geçtiği, depremlerin yıkıcı gücüne rağmen yeniden ayağa kaldırılan Ulu Cami bugün bir kez daha şehrin merkezinde hayatın içinde.
Taş duvarlarında Dulkadiroğlu Beyliği’nin izlerini, minberinde geleneksel sanatın inceliğini, avlusunda Millî Mücadele’nin cesaretini taşıyor. Ulu Cami, zamana meydan okuyan bir mimari eser olmanın ötesinde, Kahramanmaraş’ın inanç, direniş ve yeniden doğuş hikâyesini anlatmaya devam ediyor.