Emekli olduktan sonra çalışma hayatına devam eden milyonlarca vatandaşı ilgilendiren Sosyal Güvenlik Destek Primi (SGDP) uygulamasında dikkat edilmesi gereken önemli ayrıntılar bulunuyor. Özellikle ilk sigorta giriş tarihi, emekli maaşının çalışırken devam edip etmeyeceğini belirleyen en önemli kriter olarak öne çıkıyor.
SGDP, emekli aylığı bağlandıktan sonra yeniden sigortalı olarak çalışan kişiler için uygulanan özel bir prim sistemi olarak biliniyor. Bu uygulama kapsamında belirli şartları taşıyan emekliler maaşlarını almaya devam ederken, işveren tarafından Sosyal Güvenlik Destek Primi ödeniyor. Ancak bu hak tüm emekliler için geçerli olmuyor.
5510 sayılı Sosyal Sigortalar ve Genel Sağlık Sigortası Kanunu'nun yürürlüğe girdiği 1 Ekim 2008 tarihi, uygulamada kritik bir dönüm noktası kabul ediliyor. Bu tarihten sonra ilk kez sigortalı olan kişiler, emekli olduktan sonra yeniden sigortalı bir işte çalışmaya başladıklarında emekli aylıklarını aynı anda alamıyor. Bu kişiler için SGDP uygulanmıyor ve normal sigortalı çalışan statüsünde prim ödeniyor.

Buna karşılık ilk sigorta girişi 1 Ekim 2008'den önce olan emekliler, özel sektörde çalışmaya devam etmeleri halinde emekli maaşlarını almaya devam edebiliyor. Bu durumda işveren tarafından SGDP ödenirken emekli aylığında herhangi bir kesinti yapılmıyor.
SGK uzmanı Özgür Erdursun'un değerlendirmelerine göre, SGDP kapsamında ödenen primler yeni bir emeklilik hakkı kazandırmıyor. Ayrıca bu primler sigortalılık süresine eklenmiyor, hizmet birleştirmesinde dikkate alınmıyor ve toplu olarak geri ödenmiyor.
Uygulamada bazı istisnalar da bulunuyor. Kendi adına tarımsal faaliyette bulunan emeklilerin aylıkları kesilmiyor ve bu kişiler hakkında SGDP hükümleri uygulanmıyor. Ayrıca 1 Ocak 2005 tarihinden sonra kamu kurumlarında göreve başlayan emeklilerin aylıkları, kanundaki istisnai kadrolar dışında kesiliyor. Yurt dışı hizmet borçlanması yaparak emekli olan vatandaşlar ise 2012 yılında yapılan düzenleme sayesinde Türkiye'de SGDP kapsamında maaşları kesilmeden çalışabiliyor.