Kardiyoloji ve İç Hastalıkları Uzmanı Prof. Dr. Nevrez Koylan, hipertansiyonun yalnızca tuz tüketimiyle ilişkilendirilmemesi gerektiğini belirterek, günlük yaşamda fark edilmeyen birçok etkenin tansiyonu yükseltebileceğini söyledi.
Nevrez Koylan, özellikle tansiyon hastalarına ilk önerilen adımlardan birinin tuz tüketiminin azaltılması olduğunu ancak hipertansiyonun çok daha geniş bir nedenler yelpazesine sahip bulunduğunu ifade etti. Prof. Dr. Koylan, stres, kaygı ve öfke gibi duygusal durumların yanı sıra günlük yaşam alışkanlıklarının da tansiyon üzerinde doğrudan etkili olabileceğini belirtti.
Uzman isim, uzun süre yüksek seyreden tansiyon değerlerinin mutlaka hekim kontrolünde değerlendirilmesi gerektiğini vurguladı.

TANSİYONU YÜKSELTEN 14 BEKLENMEDİK FAKTÖR
Prof. Dr. Koylan, hipertansiyon üzerinde etkili olabilecek bazı alışılmadık faktörleri şöyle sıraladı:
- Yalnızlık hissi
- 'Beyaz önlük sendromu' (doktor ortamında tansiyon yükselmesi)
- Tuvalet ihtiyacını uzun süre ertelemek
- Duygusal ve stresli konuşmalar
- Susuzluk
- Aşırı şeker tüketimi
- Bitkisel takviyeler (ginkgo, ginseng, guarana vb.)
- Uyku apnesi
- Tiroid hastalıkları
- Doğum kontrol ilaçları
- Antidepresan kullanımı
- Ağrı kesici ilaçlar
- Potasyum eksikliği
- Ağrı ve ani fiziksel rahatsızlıklar
- 'Sadece tuz değil, bütün yaşam tarzı önemli'
Koylan, özellikle işlenmiş şekerlerin, bazı ilaçların ve uyku bozukluklarının da tansiyon üzerinde ciddi etkiler oluşturabileceğini belirterek, 'Tansiyon yalnızca tuzla açıklanamaz. Yaşam tarzı, stres yönetimi ve genel sağlık durumu birlikte değerlendirilmelidir' dedi.