Yapay zekâya bir soru yazıp saniyeler içinde yanıt almak artık günlük hayatın sıradan bir parçası haline geldi. Ancak ekranda birkaç saniye içinde gerçekleşen bu işlemin arkasında devasa bir fiziksel altyapı bulunuyor.
Yapay zekâ modellerinin çalıştırıldığı veri merkezleri yüksek miktarda enerji tüketirken, sistemlerin soğutulması ve kullanılan elektriğin üretimi nedeniyle su tüketimi de ortaya çıkıyor. Bu nedenle yapay zekâ kullanımının çevresel etkileri tartışılırken “su ayak izi” de giderek daha fazla gündeme geliyor.
500 MİLİLİTRE RAKAMI NE ANLAMA GELİYOR?
Yapay zekâ ve su tüketimi konusunda en fazla dikkat çeken araştırmalardan biri “Making AI Less Thirsty” adlı çalışma oldu.
Araştırmada GPT-3 modeli üzerinden yapılan hesaplamaya göre yaklaşık 500 mililitrelik su tüketimi, sistemin nerede ve ne zaman çalıştırıldığına bağlı olarak yaklaşık 10 ila 50 orta uzunluktaki yanıta karşılık gelebiliyor.
Bu nedenle internette zaman zaman dile getirilen “Yapay zekâya sorulan her soru 500 mililitre su tüketiyor” ifadesi doğru değil. Araştırmanın ortaya koyduğu hesaplama tek bir soru için yarım litre su anlamına gelmiyor.
HER SORUNUN SU TÜKETİMİ AYNI DEĞİL
Bir yapay zekâ sorusunun su ayak izi için herkese ve her sisteme uygulanabilecek tek bir rakam bulunmuyor.
Tüketim; kullanılan yapay zekâ modeli, verilen yanıtın uzunluğu, veri merkezinin bulunduğu bölge, hava koşulları, kullanılan soğutma teknolojisi ve elektriğin hangi kaynaklardan üretildiği gibi çok sayıda etkene bağlı olarak değişebiliyor.
Dolayısıyla “Bir yapay zekâ sorusu kesin olarak şu kadar litre su tüketiyor” şeklinde bir hesaplama yapmak yanıltıcı olabiliyor.
YAPAY ZEKÂ NEDEN SUYA İHTİYAÇ DUYUYOR?
Yapay zekânın kullandığı su, elbette bilgisayarın doğrudan su tüketmesi anlamına gelmiyor.
Soruların işlenmesi için veri merkezlerindeki güçlü sunucular çalışıyor. Bu donanımlar çalışırken ısı açığa çıkarıyor. Veri merkezlerinin güvenli sıcaklıklarda tutulabilmesi için kullanılan bazı soğutma sistemlerinde su önemli bir rol oynuyor.
Bunun yanında yapay zekânın tükettiği elektriğin üretimi sırasında ortaya çıkan dolaylı su tüketimi de toplam su ayak izi hesaplamalarında dikkate alınabiliyor.
DİJİTAL DÜNYANIN GÖRÜNMEYEN AYAK İZİ
Bir kullanıcı açısından yapay zekâya soru sormak yalnızca birkaç kelime yazmak ve yanıt beklemekten ibaret görünüyor. Ancak işlemin arkasında sunucular, veri merkezleri, elektrik altyapısı ve soğutma sistemlerinden oluşan büyük bir teknoloji ağı çalışıyor.
Bu tablo, yapay zekânın çevresel etkisinin yalnızca enerji tüketimi üzerinden değerlendirilmemesi gerektiğini ortaya koyuyor.
Araştırmalar aynı zamanda tek bir soru için kesin ve değişmez bir su tüketimi rakamı vermenin mümkün olmadığını gösteriyor. Yapay zekânın gerçek su ayak izi, kullanılan teknoloji ve altyapıya göre önemli ölçüde değişebiliyor.