Kahramanmaraş’ta yaşayan emekli memur Mustafa Çot, satın almak istediği bir bilekliğin fiyatını yüksek bulmasıyla başladığı hobi serüvenini zamanla üretime dönüştürdü. Yaklaşık 10 yıl önce başlayan bu süreçte Çot, kendi imkânlarıyla geliştirdiği yöntemlerle üretim yapmaya başladı. Başlangıçta yalnızca bir merak olarak ortaya çıkan uğraş, bugün birçok farklı ürünün üretildiği bir atölyeye dönüştü.
Kendi torna makinesini yaptı
Üretim sürecinde ihtiyaç duyduğu ekipmanların maliyetinin yüksek olması nedeniyle çözümü kendi sistemini kurmakta bulan Mustafa Çot, küçük motorlar ve mandren kullanarak amatör bir torna makinesi oluşturdu. Bir kaynakçı arkadaşından aldığı destekle sistemini geliştiren Çot, bu sayede tespih başta olmak üzere çeşitli ürünleri üretmeye başladı. Kurduğu atölye, zamanla daha işlevsel hale getirildi.

Pandemi süreci üretimi artırdı
Pandemi döneminde evde geçirilen zamanı değerlendiren Çot, üretim alanını genişletti. Bu süreçte deri işçiliğiyle tanışarak cüzdan ve çanta gibi ürünler üretmeye başladı. Ayrıca doğal taş ve ahşap malzemelerle de çalışarak kuksa, çerezlik ve çeşitli aksesuarlar ortaya çıkardı. Atık malzemeleri değerlendirerek oluşturduğu atölyede sürdürülebilir bir üretim anlayışı benimsedi.
Doğadan ilham alan ürünler ortaya çıktı
Doğa yürüyüşlerine ilgi duyduğunu belirten Mustafa Çot, üretim sürecinde doğadan ilham aldığını ifade etti. Özellikle andız ağacıyla tanışmasının ardından bu malzemeyi kullanarak tespih yapımını öğrendiğini aktardı. Doğal ürünlerin hem kullanım açısından hem de sağlık yönünden avantaj sunduğunu belirten Çot, üretimlerini bu doğrultuda şekillendirdi.

Hobi zamanla bilgi paylaşımına dönüştü
Elde ettiği deneyimleri çevresine aktarmaya başlayan Çot, yalnızca üretim yapmakla kalmadı, aynı zamanda bu işleri öğretmeye de başladı. Paracord bileklikler ve makrome teknikleriyle farklı ürünler ortaya koydu. El işiyle uğraşmanın zihinsel olarak dinlendirici olduğunu vurgulayan Çot, özellikle gençlerin üretime yönelmesi gerektiğini ifade etti. Bu tür uğraşların hem kişisel gelişime katkı sağladığını hem de zamanla ekonomik bir değere dönüşebileceğini belirtti.