15 Haziran 2026, Pazartesi
weather
29°
Ajans344 | Kahramanmaraş Haberleri | Yaşlanma Karşıtı Gen Terapisi İnsanlarda Başladı

Yaşlanma Karşıtı Gen Terapisi İnsanlarda Başladı

Yaşlanmayı yavaşlatmayı hedefleyen gen terapisi ilk kez insanda denendi. Klinik süreç yakından takip ediliyor.

Yaşlanmayı yavaşlatmayı hedefleyen gen terapisi ilk kez insanda denendi. Klinik süreç yakından takip ediliyor.

MUHABİR: ORHAN KARAÇALI
Yaşlanma Karşıtı Gen Terapisi İnsanlarda Başladı

Yaşlanma Karşıtı Tedavide İlk İnsan Denemesi

Uzun ömür araştırmaları alanında dikkat çeken bir gelişme yaşandı. ABD'nin Boston kentinde faaliyet gösteren biyoteknoloji şirketi Life Biosciences, yaşlanmayı tersine çevirmeyi hedefleyen gen terapisi uygulamasını ilk kez bir insan üzerinde test etti. Şirket tarafından yapılan açıklamada, hücrelerin yeniden programlanmasına dayanan tedavinin ilk hastaya başarıyla uygulandığı bildirildi.

Araştırma, bugüne kadar yalnızca laboratuvar ortamında ve hayvanlar üzerinde yürütülüyordu. İlk insan uygulamasıyla birlikte bilim dünyasında yeni bir aşamaya geçilmiş oldu.

Tedavi İlk Olarak Göz Hastasında Uygulandı

Deneme kapsamında geliştirilen ER-100 isimli gen terapisi, glokom hastası bir kişinin tek gözüne enjekte edildi. Hastanın kimliği açıklanmazken, tedavinin güvenliği ve etkinliği önümüzdeki altı aylık süreçte detaylı şekilde izlenecek.

Araştırmacılar, ilk uygulamanın gözde yapılmasının bilinçli bir tercih olduğunu belirtiyor. Uzmanlara göre göz dokusu, vücudun diğer bölgelerine göre daha izole bir yapıya sahip olduğu için olası yan etkilerin kontrol altında tutulması daha kolay oluyor.

Hücresel Yeniden Programlama Teknolojisi Dikkat Çekiyor

Tedavinin temelinde "epigenetik yeniden programlama" olarak adlandırılan yöntem yer alıyor. Bu teknoloji, yaşlanan hücrelerin biyolojik özelliklerini genç hücrelere benzer hale getirmeyi amaçlıyor.

Çalışmaların bilimsel temeli, Nobel Ödüllü bilim insanı Shinya Yamanaka'nın geliştirdiği "Yamanaka Faktörleri" olarak bilinen proteinlere dayanıyor. Bu proteinler sayesinde yetişkin hücrelerin yeniden programlanarak gençleşme özellikleri kazanabildiği ortaya konmuştu.

Günümüzde araştırmacılar, hücreleri tamamen kök hücreye dönüştürmeden, mevcut görevlerini koruyarak daha genç ve sağlıklı bir yapıya ulaştırmayı hedefliyor. Bu yaklaşımın özellikle yaşa bağlı hastalıkların önlenmesinde önemli rol oynayabileceği değerlendiriliyor.

Milyarderler ve İlaç Devleri Destek Veriyor

Yaşlanma karşıtı teknolojilere yönelik yatırımlar son yıllarda hız kazandı. Life Biosciences'ın yürüttüğü çalışmaların arkasında Jeff Bezos ve Sam Altman gibi teknoloji dünyasının önemli isimlerinin yanı sıra Eli Lilly ve Merck gibi küresel ilaç şirketlerinin de bulunduğu belirtiliyor.

Sektörde faaliyet gösteren birçok girişim, insan ömrünü uzatabilecek ve yaşlılığa bağlı sağlık sorunlarını azaltabilecek yöntemler geliştirmek için milyarlarca dolarlık yatırımlarla destekleniyor.

Öte yandan Eli Lilly'nin, hücresel yeniden programlama alanında çalışan New Limit isimli girişimin son yatırım turuna 435 milyon dolarlık destek verdiği açıklandı.

Güvenlik Önlemleri Ön Planda Tutuluyor

Bilim insanları, hücresel yeniden programlama teknolojisinin büyük potansiyel taşıdığını ancak bazı riskleri de beraberinde getirdiğini vurguluyor. Daha önce hayvanlar üzerinde yapılan deneylerde, bazı genetik faktörlerin kontrolsüz hücre çoğalmasına ve tümör oluşumuna neden olabildiği görülmüştü.

Bu riski azaltmak amacıyla Life Biosciences araştırmacıları önemli güvenlik önlemleri geliştirdi. Şirket, tedavide kullanılan dört Yamanaka faktöründen kanser riskiyle ilişkilendirilen birini çıkardı ve üç faktörlü bir sistem tercih etti.

Bunun yanında tedaviye özel bir kontrol mekanizması da eklendi. Gen terapisinin aktif kalabilmesi için hastaların her gün doksisiklin isimli antibiyotiği kullanması gerekiyor. Olası bir yan etki durumunda ilacın bırakılmasıyla birlikte tedavinin etkisinin durdurulabileceği ifade ediliyor.

Onay Süreci Uzun Yıllar Alabilir

Life Biosciences tarafından yürütülen klinik çalışmada yaklaşık 20 gönüllü hasta yer alacak. Araştırmalar Boston, New York, Los Angeles ve Charleston'daki merkezlerde sürdürülecek.

Uzmanlar, ilk sonuçların umut verici olması halinde bile bu tür gen terapilerinin rutin kullanıma girmesinin uzun yıllar alabileceğini belirtiyor. Düzenleyici kurumların onayı, kapsamlı güvenlik verileri ve geniş ölçekli klinik çalışmaların tamamlanması için en az 10 yıllık bir sürecin gerekebileceği ifade ediliyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız