Kahramanmaraş’ta günlerdir etkisini hissettiren kar yağışı, kenti beyaza bürürken, soğuk havayla birlikte eski bir gelenek de yeniden canlandı. Yöreye özgü tatlılardan karsambaç, yağan karla birlikte bir kez daha sofralardaki yerini aldı. Çocukluk anılarında, kış akşamlarında ve kar sonrası buluşmalarda kendine yer bulan bu sade ama anlamı büyük lezzet, kentin kültürel hafızasında yaşamaya devam etti.
Kış mevsiminde yağan temiz karın üzüm pekmeziyle buluşturulmasıyla hazırlanan karsambaç, Kahramanmaraş’ta yalnızca bir tatlı olarak görülmedi. Nesiller boyunca aktarılan bir alışkanlık, bir paylaşım geleneği ve doğayla kurulan sade bir bağ olarak benimsendi. Yapılışı bölgelere göre küçük farklılıklar gösterse de temelinde kar ve pekmez yer aldı. Osmanlı döneminden bu yana tüketildiği bilinen karsambaç, geçmişten bugüne uzanan köklü bir damak mirası olarak öne çıktı.
Kentte yağan karlar, eskiden olduğu gibi bugün de özenle toplandı. Temiz alanlardan alınan kar, geleneksel yöntemlerle muhafaza edildi ve ihtiyaç duyulduğunda pekmezle karıştırılarak tüketime hazır hale getirildi. Bu yöntem, karsambacı yalnızca mevsimlik bir tat olmaktan çıkarıp kültürel bir simgeye dönüştürdü.
Vatandaşlardan Neslihan Hopur, karsambacın Kahramanmaraş’a özgü doğal bir tatlı olduğunu ifade ederek, bu lezzetin özellikle karın ikinci yağışında tüketilmesinin gelenek haline geldiğini söyledi. Hopur, “Doğal pekmezle ve organik karla yapılan bir tatlı. Karın ikinci yağışında yenir derler. Üzerine pekmez dökeriz, afiyetle yeriz. Çok lezzetlidir” sözleriyle karsambacın kentteki yerini anlattı.
Cumali Şamdalı ise karsambacın yapımını aktararak, bu tatlının geçmişten bugüne taşınan bir kültür olduğunu vurguladı. Şamdalı, “Pekmezle karın karıştırılmasıyla yapılan, günümüze ulaşan geleneksel bir lezzettir. Karsambaç, Kahramanmaraş’ın kendine has değerlerinden biridir” dedi.
Kar yağışıyla birlikte yeniden hatırlanan karsambaç, Kahramanmaraş’ta yalnızca bir tatlı değil; kışın, paylaşmanın ve geçmişten gelen kültürel sürekliliğin simgesi olarak yaşatıldı.