Kahramanmaraş’ta su, yalnızca musluktan akan bir ihtiyaç olmadı. Kentin kuruluşundan mahallelerin şekillenmesine, bahçeli evlerden çeşmelere, tarımdan günlük yaşama kadar şehrin gelişiminde su kaynakları belirleyici rol oynadı.
Ahır Dağı’nın eteklerinden çıkan pınarlar, şehir içinden geçen dereler, Elbistan havzasından doğan Ceyhan Nehri ve yıllar içerisinde kurulan barajlar, Kahramanmaraş’ın suyla kurduğu ilişkinin farklı dönemlerini temsil ediyor.
Kentin geçmişine bakıldığında, bugün birçok kişinin yalnızca mahalle veya mevki adı olarak bildiği yerlerin arkasında aslında bir su hikâyesi bulunuyor.
Ahır Dağı Şehrin Su Deposu Gibiydi
Kahramanmaraş şehir merkezinin hemen kuzeyinde yükselen Ahır Dağı, tarih boyunca merkezin önemli su kaynaklarından biri oldu.
Büyükşehir Belediyesi tarafından yayımlanan tarih ve kültür çalışmalarında Şekerdere, Kanlıdere ve Ağcalı derelerinin kaynaklarının Ahır Dağı olduğu belirtiliyor. Aynı kaynaklarda, dağın kış ve bahar aylarında aldığı yağışların yer altına süzülerek yamaçlardaki pınarları beslediği aktarılıyor.
Bu doğal yapı, Kahramanmaraş’ın eski yerleşim düzenini de etkiledi. Evler, bahçeler ve mahalleler suya ulaşılabilecek alanlarda gelişirken, farklı noktalarda ortaya çıkan pınarlar zaman içerisinde çeşmelere dönüştürüldü.
Pınarbaşı Yüzyıllarca Şehrin İçme Suyunu Taşıdı
Kahramanmaraş’ın su tarihindeki en önemli noktalardan biri Pınarbaşı oldu.
Kent tarihine ilişkin yayınlarda Pınarbaşı’nın uzun yıllar boyunca Maraş’ın içme suyu ihtiyacını karşılayan temel membalardan biri olduğu belirtiliyor. Kaynağın Büyük Göz ve Bahar Pınarı olarak bilinen iki önemli su gözü bulunuyordu. Cumhuriyet döneminde bu kaynaklar ıslah edilerek demir borular aracılığıyla mahallelere ve evlere su taşınmaya başlandı.
Pınarbaşı’nın önemi yalnızca geçmişle sınırlı değil. Büyükşehir Belediyesi, 2025 yılında kaynağın kuraklık nedeniyle tamamen kuruduğunu, daha sonra DSİ ile birlikte yürütülen çalışmalarla yeniden güçlendirildiğini açıklamıştı. Bu durum, geçmişte şehrin temel su kaynaklarından biri olan Pınarbaşı’nın iklim ve kuraklık karşısındaki kırılganlığını da ortaya koydu.
Çeşmeler Mahalle Hayatının Merkezindeydi
Şehirde suyun halka ulaşmasının en görünür yollarından biri çeşmelerdi.
Tarihi kaynaklarda Uzunoluk, Deveciili, Acemli, Uyuz Pınarı, Kuyucak, Sarayaltı, Demirciler Çarşısı, Sazibey, Seyhadil, Karamanlı, Tekke, Yusuflar ve Karacaoğlan gibi birçok bölgede pınarların ve çeşmelerin bulunduğu aktarılıyor.
Bu çeşmeler yalnızca insanların içme suyu ihtiyacını karşılamıyordu. Mahalle yaşamının buluşma noktaları arasında yer alıyor, cami ve mescitlere su sağlıyor, bahçelerin sulanmasında kullanılıyordu.
Su kültürünün Anadolu’daki sosyal yaşamdaki yeri üzerine yapılan akademik çalışmalarda da pınar ve çeşme başlarının geçmişte buluşma, sohbet ve günlük yaşam alanları olduğu vurgulanıyor.
Su, Eski Maraş’ın Bahçelerini Şekillendirdi
Dulkadiroğulları ve Osmanlı dönemlerinde Pınarbaşı ve çevredeki kaynaklardan gelen suyun yalnızca içme amacıyla kullanılmadığı biliniyor.
Tarihi Maraş evlerinin önündeki bahçelerde dut, vişne, erik ve üzüm gibi ürünlerin yetiştirildiği; konak ve evlerde süs havuzlarının bulunduğu aktarılıyor. Bugün Bahçelievler olarak bilinen bölgenin adının da geçmişteki bahçelik yapıdan izler taşıdığı belirtiliyor.
Bu tablo, suyun şehrin yalnızca fiziksel gelişimini değil, yaşam biçimini de etkilediğini gösteriyor.
Ceyhan Kahramanmaraş’tan Doğuyor
Kahramanmaraş’ın su hikâyesi şehir merkeziyle sınırlı değil.
Türkiye’nin önemli akarsularından Ceyhan Nehri, Kahramanmaraş sınırları içerisinde doğuyor. Elbistan Ovası çevresindeki dağlardan beslenen nehir, farklı çaylarla birleşerek il sınırları içerisinden geçiyor ve daha sonra Akdeniz’e doğru ilerliyor.
Aksu Çayı da ilin önemli akarsularından biri. Engizek Dağı eteklerinden doğan Aksu, çeşitli kaynaklarla beslenerek Kahramanmaraş Ovası’nı geçiyor ve Ceyhan’a ulaşıyor.
Bu akarsu ağı, Kahramanmaraş’ın tarımsal yapısının gelişmesinde de önemli rol oynadı.
Dereler Zamanla Şehrin İçinde Kayboldu
Eski Kahramanmaraş’ın su haritasında bugün çok daha az görünür olan dereler de önemli bir yere sahipti.
Düresi, Erkenez, Deliçay, Şekerdere, Kanlıdere ve Ağcalı gibi dereler geçmişte şehir çevresindeki doğal su sisteminin parçalarıydı. Kentleşme arttıkça bazı dereler yapılaşmanın içerisinde kaldı, bazıları ise kanal ve altyapı sistemlerinin parçasına dönüştü.
Bu nedenle Kahramanmaraş’ın eski haritalarıyla bugünkü şehir dokusu karşılaştırıldığında suyun kentin gelişimindeki izleri daha açık biçimde görülebiliyor.
Antik Dönemden Günümüze Su Kullanımının İzleri
Kahramanmaraş’taki su kültürünün geçmişi daha da eskiye uzanıyor.
Kent çevresindeki arkeolojik çalışmalarda su kanalları, bentler, sarnıçlar ve küçük havuzlara ait kalıntıların ortaya çıkarıldığı belirtiliyor. Germanicia Antik Kenti’nde yapılan çalışmalar da bölgedeki konut yapıları ve su kullanım biçimleri hakkında araştırmacılara bilgi sağlıyor.
Bu bulgular, Kahramanmaraş’ta suyun binlerce yıldır yerleşimin temel unsurlarından biri olduğunu gösteriyor.
Geçmişin Pınarlarından Günümüzün Barajlarına
Bugün Kahramanmaraş’ın su sistemi yalnızca doğal pınarlara bağlı değil. Ayvalı, Kılavuzlu ve diğer barajlar, yer altı kuyuları ile modern içme suyu hatları kentin artan nüfusunun ihtiyacını karşılamak için kullanılıyor.
Büyükşehir Belediyesi tarafından açıklanan bilgilere göre şehir merkezinin içme suyu kaynakları arasında Ayvalı Barajı, Karasu, Pınarbaşı ve yer altı kuyuları bulunuyor.
Kuraklık, kaynakların azalması ve altyapı kayıpları ise suyun Kahramanmaraş için yalnızca tarihî değil, günümüzde de stratejik bir mesele olduğunu gösteriyor. 2025 yılında Pınarbaşı’nın kuruması ve Ayvalı Barajı’ndaki ciddi seviye düşüşü, şehrin suyla kurduğu ilişkinin geçmişten günümüze değişse de önemini koruduğunu ortaya koydu.
Bir zamanlar mahalle çeşmelerinden taşınan, bahçeleri sulayan ve şehir içinde açık dereler halinde akan su; bugün barajlardan, kuyulardan ve kilometrelerce uzunluktaki boru hatlarından evlere ulaşıyor. Ancak Kahramanmaraş’ın şehir hafızasında pınarlar, dereler ve çeşmeler hâlâ geçmişin en güçlü izlerinden biri olarak varlığını sürdürüyor.