04 Ekim 2026, Pazar
weather
19°
Ajans344 | Sağlık | Çocuklukta Hayvana Şiddet Ciddi Bir Uyarı İşareti Olabilir

Çocuklukta Hayvana Şiddet Ciddi Bir Uyarı İşareti Olabilir

Uzmanlar, çocuk ve ergenlerde tekrarlayan hayvana şiddet davranışının travma, düşük empati ve dürtü kontrolü sorunlarıyla ilişkili olabileceğini belirtiyor.

Uzmanlar, çocuk ve ergenlerde tekrarlayan hayvana şiddet davranışının travma, düşük empati ve dürtü kontrolü sorunlarıyla ilişkili olabileceğini belirtiyor.

MUHABİR: ESRA AKÇAKALE
Çocuklukta Hayvana Şiddet Ciddi Bir Uyarı İşareti Olabilir

Çocuk ve ergenlerde hayvanlara yönelik kasıtlı ve tekrarlayan şiddet davranışlarının göz ardı edilmemesi gerektiği belirtildi. Klinik Psikolog Seren Doğantekin, hayvana zarar verme davranışının tek bir psikolojik nedenle açıklanamayacağını, düşük empati, dürtüsellik, öfke kontrolündeki güçlükler ve şiddete maruz kalma gibi farklı etkenlerle ilişkili olabileceğini söyledi.

4 Ekim Hayvanları Koruma Günü dolayısıyla değerlendirmelerde bulunan Doğantekin, özellikle çocukluk döneminde ortaya çıkan hayvana zarar verme davranışının basit bir “yaramazlık” olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Hayvana Şiddetin Tek Bir Nedeni Bulunmuyor

Hayvana yönelik şiddetin farklı psikolojik ve sosyal etkenlerin bir araya gelmesiyle ortaya çıkabileceğini ifade eden Doğantekin, düşük empati, öfke kontrolünde güçlük, saldırgan davranış örüntüleri ve dürtüselliğin bu davranışta etkili olabileceğini belirtti.

Şiddete doğrudan maruz kalmanın ya da şiddete tanıklık etmenin de risk faktörleri arasında yer aldığını kaydeden Doğantekin, karşısındaki canlının acısını anlayabilme ve onun açısından değerlendirme kapasitesinin düşük olmasının şiddet davranışını kolaylaştırabileceğini söyledi.

Doğantekin ayrıca bazı durumlarda hayvana yönelik şiddetin yalnızca öfkenin dışa vurumu olmadığını, güç ve kontrol kurma amacıyla da kullanılabileceğini ifade etti.

Çocuklarda Tekrarlayan Şiddet Davranışına Dikkat

Çocuk ve ergenlerde hayvana yönelik tekrarlayan ve kasıtlı şiddetin önemli bir değerlendirme gerektirdiğini vurgulayan Doğantekin, bu davranışın çocuğun yaşadığı travmalar veya içinde bulunduğu çevreyle bağlantılı olabileceğini kaydetti.

Doğantekin, şiddete tanıklık etme, şiddetin normalleştirildiği bir aile veya sosyal çevrede büyüme ile duygu ve davranışları düzenlemekte zorlanmanın bu davranışla ilişkili olabileceğini belirtti.

Bu nedenle çocuklarda hayvana zarar verme davranışının küçümsenmeden ele alınması, çocuğun ruhsal durumu ve sosyal çevresinin birlikte değerlendirilmesi gerektiğini ifade etti.

Hayvana ve İnsana Yönelik Şiddet Arasında Bağlantı Bulunuyor

Bilimsel çalışmalarda hayvanlara yönelik şiddet ile kişilerarası şiddet arasında ilişki bulunduğunu belirten Doğantekin, bu durumun kesin bir neden-sonuç ilişkisi olarak değerlendirilmemesi gerektiğine dikkat çekti.

Çocukluk döneminde görülen hayvan şiddetiyle ilerleyen dönemlerde insanlara yönelik şiddet davranışları arasında bazı ortak risk faktörlerinin bulunabildiğini ifade eden Doğantekin, özellikle aile içi şiddetin görüldüğü ortamlarda hayvanlara yönelik şiddetin de eş zamanlı ortaya çıkabildiğini aktardı.

Doğantekin, “Hayvana zarar veren herkes ileride insana zarar verir” şeklindeki genellemenin doğru olmadığını belirterek esas dikkat edilmesi gereken noktanın şiddet örüntülerinin ve risk faktörlerinin birlikte değerlendirilmesi olduğunu vurguladı.

Hayvanlarla Sağlıklı İlişki Empatiyi Destekleyebiliyor

Çocukların hayvanlarla kurduğu sağlıklı ilişkinin empati, sorumluluk ve bakım verme becerilerinin gelişmesine katkı sağlayabileceğini ifade eden Doğantekin, olumlu hayvan ilişkilerinin çocukların başka canlıların ihtiyaçlarını fark etmesine yardımcı olabileceğini söyledi.

Çocukların mutlaka bir hayvana dokunması ya da evde hayvan beslemesinin gerekmediğini kaydeden Doğantekin, hayvanlara zarar vermemek, onların da korku, stres ve acı yaşayabildiğini anlatmak ve gerektiğinde su ya da mama bırakmak gibi davranışların da merhamet duygusunu destekleyebileceğini belirtti.

Ebeveynlerin Davranışları Çocuklara Örnek Oluyor

Çocukların yetişkinlerin davranışlarını gözlemleyerek öğrendiğine işaret eden Doğantekin, ebeveynlerin hayvanlara yönelik tutumunun da önemli olduğunu ifade etti.

Hayvanlardan korkan bir ebeveynin dahi çocuğuna şiddeti veya aşağılayıcı davranışları normalleştirmeden örnek olabileceğini belirten Doğantekin, güvenli mesafeyi korurken hayvana zarar vermemeyi öğretmenin önemli olduğunu söyledi.

Doğantekin, hayvan sevgisinin yalnızca bir hayvanı sevmekten ibaret olmadığını, başka bir canlının yaşamına, sınırlarına ve acısına saygı duymayı da kapsadığını vurguladı.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız