Doç. Dr. Murat Köken, omuz ağrısının genellikle göz ardı edilen fakat günlük yaşamı zorlaştırabilen bir rahatsızlık olduğunu belirtti. Ortopedi ve Travmatoloji uzmanı olan Köken, omuz ağrısının zamanla ilerleyerek bazı durumlarda ciddi sorunlara dönüşebileceği konusunda vatandaşları uyardı.

Omuz Ağrısının Nedenleri
Omuz ağrısının temel sebepleri hakkında bilgi veren Doç. Dr. Köken, bu problemin sıklıkla gözden kaçtığını vurguladı. İnsanların çoğunlukla omuz ağrısını basit bir zorlanma olarak değerlendirdiğini belirten uzman, durumun aslında daha karmaşık sebeplerden kaynaklanabileceğini ifade etti. Gece uykusunda ağrı hissetme, sabah giyinme esnasında zorluk çekme ve gündelik hareketlerde ani sızlamalar, omuz ağrısının başlıca belirtileri arasında yer alıyor. Çeşitli rahatsızlıklar sonucunda ortaya çıkan bu ağrılar, zamanla günlük aktiviteleri önemli ölçüde etkileyebiliyor. En yaygın sebepler arasında aşırı yükleme, kötü yatış pozisyonları, burkulma veya zorlanmalar, tendon yaralanmaları, boyun fıtığı, omuz çıkıkları, sinir sıkışmaları, kireçlenme ve travmatik olaylar bulunuyor.

Meslek Gruplarına Bağlı Riskler
Doç. Dr. Murat Köken, bazı meslek gruplarının omuz ağrısı açısından daha risk taşdığını dile getirdi. Özellikle bilgisayar başında uzun saatler çalışan kişiler, kuaförler, inşaat işçileri ve öğretmenler gibi meslek gruplarında, tekrarlayan hareketler ve uzun süreli statik pozisyonlar nedeniyle omuz sağlığı olumsuz bir şekilde etkilenebiliyor. Ev işleri de benzer riskler barındırıyor; cam silmek, yüksek raflara ulaşmak veya ağır eşyaları kaldırmak omuz kaslarına aşırı yük bindirerek zamanla ağrıya sebep olabiliyor. Araştırmalar, kadınların bu tür ağrılara maruz kalma oranının erkeklere nazaran biraz daha yüksek olduğunu göstermektedir.

Omuz Ağrısının Tedavi Seçenekleri
Tedavi yöntemlerine değinen Doç. Dr. Köken, omuz ağrısının tedavisinin altında yatan nedenlere bağlı olarak şekillendiğini belirtti. Çoğu vakada cerrahi olmayan tedavi yöntemleri yeterli olabiliyor. Fizik tedavi, özel egzersiz programları, kortikosteroid ve hyaluronik asit enjeksiyonları, trombositten zengin plazma (PRP) veya kök hücre tedavisi ve şok dalga tedavisi (ESWT) gibi cerrahi dışı yöntemler, birçok hastanın ameliyat olmadan şifa bulmasına olanak tanıyor. Başarı oranı yüksek olan bu yöntemler, hastaları ameliyathaneye götüren durumların önüne geçebiliyor.

Cerrahiyi Gerektiren Durumlar
Doç. Dr. Köken, cerrahi müdahale gerektiren durumlar hakkında bilgi vererek, ciddi tendon yırtıkları, ileri derecede omuz çıkıkları ve kireçlenme gibi vakalarda ameliyatın gündeme gelebileceğini bildirdi. Hastaların hiç beklenmedik bir biçimde 90 derecenin üzerinde kolunu kaldırmakta zorluk yaşaması, gece ağrıları nedeniyle uykuya dalamaması ve kolda uyuşma, güçsüzlük gibi belirtiler, cerrahi müdahale ihtiyacını doğurabilir. Ayrıca, ağrının iki haftadan uzun sürmesi, omuzda çıtırtı ya da kilitlenme hissi bu durumlardan bazılarıdır.

Cerrahi Yöntemlerin Avantajları
Cerrahi tedavi seçeneklerine değinen Doç. Dr. Köken, tedavi yönteminin hastanın yaşı ve ağrının kaynağına bağlı olarak değişebileceğini ifade etti. Bazı hastalarda, daha az invaziv olan artroskopik (kapalı) cerrahi ile hızlı bir iyileşme sağlanabiliyorken, durumun daha karmaşık olduğu vakalarda açık ameliyat tercih edilebiliyor. İleri evre kireçlenme gibi durumlarda omuz protezi uygulaması kalıcı bir çözüm sunabiliyor. Doğru tanı ve tedavi yöntemleriyle hastaların yaşam kalitelerinin artırılması mümkün.