Sosyal medyada son aylarda hızla yayılan yeni bir dolandırıcılık yöntemi, binlerce kullanıcıyı hem psikolojik hem de maddi açıdan zor durumda bırakıyor. Yapay zekâ ve montaj teknikleriyle üretilen sahte görüntü ve paylaşımlar üzerinden yürütülen bu yöntemle, kullanıcılar hedef alınarak adeta dijital bir linç süreci başlatılıyor. Ardından ise içeriklerin kaldırılması karşılığında para talep ediliyor.
Uzmanlara göre bu yöntem, klasik dolandırıcılığın çok ötesine geçmiş durumda. Çünkü hedef alınan kişiler, toplumun hassasiyet gösterdiği konular üzerinden suçlanıyor ve kısa sürede milyonlara ulaşan paylaşımlar nedeniyle kendilerini savunamaz hâle geliyor.
Sahte Paylaşım, Gerçek Linç
Son dönemde özellikle Twitter ve Instagram gibi platformlarda, kişilere ait olmadığı hâlde onların yapmış gibi gösterildiği paylaşımlar hızla yayılıyor. Montajlanmış görüntüler veya sahte ekran görüntüleriyle kullanıcılar; kadın cinayeti, şiddet, nefret söylemi gibi konularla ilişkilendiriliyor. Bu içerikler dakikalar içinde binlerce etkileşim alıyor ve hedef alınan kişi sosyal medyada yoğun bir baskı altına sokuluyor.
Bu noktada devreye giren dolandırıcılar, sahte içeriği üreten ya da yayan hesaplar aracılığıyla mağdurlara ulaşıyor. “İçeriği kaldıralım” vaadiyle istenen paralar ise kimi zaman on binlerce lirayı buluyor.
En Doğru Yol: Savcılığa Başvurmak
Konuyla ilgili değerlendirmelerde bulunan Kaan Bayramzade, bu tür durumlarda kesinlikle para gönderilmemesi gerektiğini vurguluyor. Bayramzade’ye göre yapılması gereken ilk adım, sahte paylaşımların ekran görüntüleriyle birlikte kayıt altına alınması ve doğrudan savcılığa suç duyurusunda bulunulması.
Bayramzade, “Bu hesaplar genellikle yüksek takipçili ana sayfalar ve onlara bağlı yan hesaplardan oluşuyor. İtibar tetikçiliği diyebileceğimiz bir sistem kurulmuş durumda. İftira, hakaret ve tehdit suçları açıkça işleniyor” ifadelerini kullanıyor.
Anonim Hesaplar Büyük Sorun
Uzmanlar, sorunun büyümesindeki en önemli etkenlerden birinin anonim ve yüksek takipçili hesaplar olduğunu belirtiyor. Kimlik doğrulaması olmadan açılan bu hesaplar, hukuki süreçler başlamadan önce milyonlara ulaşabiliyor. İçeriğe erişim engeli taleplerinin ise çoğu zaman geç kalmış bir müdahale olduğuna dikkat çekiliyor.
Bu nedenle hukukçular, yüksek takipçili hesaplar için kimlik doğrulaması zorunluluğu getirilmesi gerektiğini savunuyor.
“Korkuya Teslim Olmayın” Uyarısı
Bayramzade, mağdurların en büyük hatasının korku nedeniyle sessiz kalmak olduğunu söylüyor. “Yeni bir montaj içerik çıkarırlar endişesiyle para gönderenler, daha büyük bir tuzağa düşüyor. Bu ödemeler genellikle üçüncü kişiler ya da iz sürülmesi zor yöntemlerle alındığı için geri dönüşü de olmuyor” diyor.