ABD öncülüğündeki uluslararası koalisyonun Irak’taki askeri görevi, son birliklerin ülkeden ayrılmasıyla tamamlandı. Böylece ABD’nin 2003 yılında Irak’ı işgaliyle başlayan ve farklı dönemlerde değişen biçimlerde devam eden askeri varlığında yeni bir dönem başladı.
ABD ile Irak arasında 2024 yılında varılan takvim kapsamında yürütülen çekilmenin son aşaması 30 Eylül 2026’da tamamlandı. Son koalisyon birlikleri ve askeri teçhizatın Erbil Hava Üssü’nden ayrıldığı açıklandı. Irak yönetimi ise gelişmeyi ülkenin egemenliği açısından önemli bir aşama olarak değerlendirdi.
2003’teki İşgal Kitle İmha Silahı İddialarıyla Başladı
ABD öncülüğündeki güçler, Saddam Hüseyin yönetiminin kitle imha silahlarına sahip olduğu yönündeki iddiaları gerekçe göstererek Mart 2003’te Irak’a askeri harekât başlattı. İşgal sonrasında Saddam Hüseyin yönetimi devrildi ancak savaştan önce öne sürülen ölçekte kitle imha silahı stokları bulunamadı.
Irak’ta işgalin ardından siyasi ve güvenlik dengeleri büyük ölçüde değişirken mezhepsel çatışmalar, silahlı grupların faaliyetleri ve terör saldırıları uzun yıllar boyunca devam etti.
ABD askerleri 2011 yılında Irak’tan büyük ölçüde çekildi. Ancak IŞİD’in 2014 yılında Irak ve Suriye’de geniş alanları ele geçirmesinin ardından ABD öncülüğündeki koalisyon yeniden Irak’a asker konuşlandırdı. Bu nedenle 2003-2026 dönemi kesintisiz bir ABD askeri işgali olarak değil, farklı askeri görev ve konuşlanma dönemlerinden oluşan bir süreç olarak değerlendiriliyor.
Belgelenen Sivil Ölümleri 200 Binin Üzerinde
Irak Body Count verilerine göre 2003 yılındaki işgalin ardından doğrudan şiddet olaylarında belgelenen sivil ölümlerinin sayısı 200 binin üzerine çıktı. Kuruluşun güncel veri tabanında 200 bin 65 ile 226 bin 628 arasında sivilin şiddet olayları nedeniyle hayatını kaybettiği belirtiliyor. Savaşçılar da hesaba katıldığında belgelenen toplam şiddet kaynaklı ölüm sayısı yaklaşık 300 bine ulaşıyor.
Bu rakamlar medya haberleri, hastane ve morg kayıtları, sivil toplum kuruluşlarının verileri ile resmi kayıtların karşılaştırılmasıyla oluşturuluyor. Kuruluş, kayıt altına alınamayan olaylar nedeniyle gerçek sayının daha yüksek olabileceğine de dikkat çekiyor.
Araştırmalarda Farklı Ölüm Tahminleri Ortaya Konuldu
Irak Savaşı’nın can kaybına ilişkin araştırmalarda kullanılan yöntemlere göre önemli ölçüde farklı sonuçlar ortaya çıktı.
2008 yılında yayımlanan Opinion Research Business araştırmasında, Irak genelindeki hane görüşmelerinden hareketle Mart 2003 ile Ağustos 2007 arasındaki çatışmalar nedeniyle yaklaşık 1 milyon 33 bin kişinin hayatını kaybetmiş olabileceği tahmin edildi. Araştırmanın tahmin aralığı yaklaşık 946 bin ile 1 milyon 120 bin arasında açıklandı. Bu çalışma, belgelenmiş bireysel vakaların toplamından değil hane anketlerinden hareketle yapılan istatistiksel bir tahmine dayanıyor.
Brown Üniversitesi bünyesindeki Costs of War çalışmaları da Irak savaşında yalnızca doğrudan çatışmaların değil, sağlık altyapısının tahribi, gıda güvensizliği, yerinden edilme ve kamu hizmetlerindeki bozulmanın neden olduğu dolaylı kayıpların da dikkate alınması gerektiğini vurguluyor.
Çatışmalar Binlerce Çocuğun Hayatını Etkiledi
Birleşmiş Milletler tarafından doğrulanan verilere göre yalnızca 2008 ile 2022 yılları arasında Irak’ta 3 bin 119 çocuk hayatını kaybetti, 5 bin 938 çocuk ise çatışmalar nedeniyle yaralandı veya kalıcı şekilde zarar gördü.
BM, Irak’a ilişkin çocuk kayıplarını sistematik olarak 2008’den itibaren izlemeye başladığı için söz konusu rakamlar 2003’teki işgali ve 2004-2007 dönemindeki yoğun çatışmaların tamamını kapsamıyor.
Koalisyon Görevi 30 Eylül’de Tamamlandı
ABD ve Irak arasında daha önce belirlenen geçiş takviminin son aşaması 30 Eylül 2026’da tamamlandı. ABD öncülüğündeki koalisyonun Irak’taki askeri görevi sona ererken, güvenlik ve istihbarat alanındaki ilişkilerin bundan sonra ikili anlaşmalar çerçevesinde sürdürülmesi öngörülüyor.
Irak’taki son çekilme, 2003’teki işgalden 23 yıl sonra gerçekleşirken ülke bu süreçte işgal, iç çatışmalar, terör saldırıları, IŞİD’in yükselişi ve yeniden kontrol altına alınması gibi ağır güvenlik krizleri yaşadı.