Gazeteci Erem Şentürk, dijital dünyada ödeme sistemlerinin birer egemenlik unsuru ve yeri geldiğinde birer silaha dönüştüğünü ifade etti. Uluslararası Ceza Mahkemesi (UCM) savcılarının İsrail’e yönelik soruşturma süreçlerinde karşılaştığı engellemeleri ve finansal kısıtlamaları örnek gösteren Şentürk, Batı merkezli ödeme şemalarına bağımlı kalmanın kriz dönemlerinde egemenlik haklarını doğrudan tehdit edebileceğini dile getirdi.
Ambargo Dönemlerinde Kontak Kapatma Riski
Rusya-Ukrayna savaşı sonrasında Rusya finans sistemine uygulanan küresel yaptırımları hatırlatan Şentürk, yabancı kart firmalarının bir gecede operasyonlarını durdurma gücüne sahip olduğunu belirtti. Türkiye'nin de benzer jeopolitik risklerle karşılaşabileceğini kaydeden ünlü gazeteci, finansal bağımsızlığın korunması adına milli ödeme şeması TROY’a geçişin aciliyet kazandığını savundu.
Banka Tercihi Altyapı Güvenliğini Sağlamıyor
Vatandaşların cüzdanlarında taşıdıkları kartların üzerindeki logoların finansal akışın kontrolünü belirlediğini ifade eden Şentürk, yerli ya da katılım bankalarının tercih edilmesinin altyapı bağımlılığını ortadan kaldırmadığını söyledi. Sistemin arka planındaki küresel ağların harcamaları, nakit akışını ve veri yönetimini elinde tutmaya devam ettiğini belirterek, asıl çözümün şema değişikliği olduğunu aktardı.
Finans Sektöründe Savunma Sanayii Vizyonu
Türkiye’den yurt dışına aktarılan kart komisyonlarının dolaylı olarak küresel güç odaklarını finanse ettiğini iddia eden Erem Şentürk, yerli sistemin desteklenmesi gerektiğini vurguladı. Finansal bağımsızlığı savunma sanayisi adımlarına benzeten Şentürk, "TROY kullanmak, KAAN uçağı yapmak kadar önemli bir meseledir" diyerek bankalara kart basımlarında TROY'u zorunlu kılmaları çağrısında bulundu.