Kahramanmaraş’ın asırlardır ayakta duran önemli tarihi yapılarından biri olan Ulu Camii’nde yürütülen restorasyon çalışmaları sırasında dikkat çekici bir keşif yapıldı. Çalışmalar esnasında daha önce kapatıldığı bilinen bir çeşme gün yüzüne çıkarıldı. Ortaya çıkan bulgular, caminin tarihi dokusuna dair yeni izler sundu. Dulkadiroğlu Beyliği döneminde inşa edilen ve yaklaşık 583 yıllık geçmişe sahip olan tarihi cami, 6 Şubat depremlerinde büyük hasar almıştı. Uzun süren restorasyon çalışmalarının ardından yeniden ibadete açılan yapı, hem mimari özellikleri hem de tarihsel değeriyle dikkat çekiyor.
Dulkadiroğlu Beyliği’nden Günümüze Uzanan Bir Miras
Ulu Camii’nin yapımının Dulkadiroğlu Beyliği hükümdarlarından Süleyman Bey döneminde gerçekleştirildiği biliniyor. Daha sonraki süreçte ise Süleyman Bey’in oğlu Alaaddin Devleboğlu Kurt Bey tarafından yapı yeniden elden geçirilerek güçlendirildi. Yüzyıllar boyunca Kahramanmaraş’ın dini ve kültürel hayatının merkezinde yer alan cami, bu yönüyle şehrin en önemli tarihi eserleri arasında gösteriliyor.

Hünkar Mahfilinde Gizli Kalmış Çeşme
Restorasyon çalışmaları sırasında ortaya çıkan çeşmenin, caminin hünkar mahfilinde bulunduğu belirtildi. Tarihi anlatımlara göre bu bölüm, dönemin beyleri ve yöneticileri tarafından kullanılıyordu. Mahfilde yer alan çeşmenin ise beylerin abdest tazelemesi amacıyla kullanıldığı ifade ediliyor. Böylece yöneticiler, camiden dışarı çıkmadan ibadet öncesi abdestlerini burada yenileyebiliyordu.

Yıllarca Kapalı Kalan Yapı Unsuru Ortaya Çıktı
Uzun yıllar boyunca kapalı kaldığı düşünülen çeşmenin, restorasyon sürecinde yapılan temizlik ve onarım çalışmalarının ardından yeniden ortaya çıkarıldığı bildirildi. Bölgedeki yaşlıların geçmişte bu çeşmenin varlığını anlattığı, ancak zaman içinde üzerinin kapatıldığı ifade ediliyor. Yapılan çalışmaların ardından depremde zarar gören tarihi cami yeniden ibadete açılırken, ortaya çıkan bu bulgular Ulu Camii’nin yüzyıllar boyunca taşıdığı tarihsel mirası bir kez daha gözler önüne serdi.