GENEL

Yargıtay'a göre hakaret sayılmayan kelimeler belli oldu!

Yargıtay'ın yerleşik içtihatlarıyla birlikte 'hakaret' suçunun sınırları yeniden çizildi. Günlük hayatta sıkça kullanılan ve tartışma anında ağızdan çıkan bazı ağır ifadeler, yüksek mahkeme tarafından 'suç' kapsamından çıkarıldı. Ancak kararda dikkat çeken 'bağlam' detayı hayati önem taşıyor. İşte tazminat gerektirebilen ancak ceza davasına konu olmayan o kelimeler...

Abone Ol

Yargı dünyasında milyonlarca dosyayı ilgilendiren emsal kararlar, Türk Ceza Kanunu'ndaki 'hakaret' suçunun tanımını değiştirdi. Yargıtay, toplum içinde rencide edici veya kırıcı olabilen her sözün hapis veya adli para cezasını gerektiren bir suç olmadığına hükmetti. Yapılan değerlendirmelerde 'ağır eleştiri', 'beddua' ve 'kaba hitap' tarzındaki ifadelerin hakaret suçunu oluşturmayacağı belirtildi.

SUÇ DEĞİL 'KABA DAVRANIŞ' SAYILIYOR

Yargıtay'ın kararlarına göre, kişilerin onur, şeref ve saygınlığını rencide edici boyutta olmayan, daha çok karşı tarafı eleştirmek veya öfke anında söylenen sözler 'nezaket dışı davranış' olarak tanımlanıyor. Bu ifadeler hukuk mahkemelerinde manevi tazminat konusu olabilse de, ceza mahkemelerinde sanığın ceza almasını gerektirmiyor.

GÜNLÜK HAYATTAKİ O KELİMELER LİSTEDE

Yargıtay kararlarında suç teşkil etmediği belirtilen ifadeler arasında günlük tartışmalarda sıkça duyulan kelimeler yer alıyor. Mahkeme kayıtlarına göre; 'Lan', 'Ulan', 'Yuh', 'Geri zekalı', 'Salak', 'Manyak' ve 'Terbiyesiz' gibi ifadeler hakaret suçu kapsamında değerlendirilmiyor.

İşte Yargıtay kararlarına göre hakaret sayılmayan o ifadelerden bazıları:

  • Günlük Argo: Lan, ulan, salak, manyak, zibidi, lavuk, serseri, soytarı, uyuz.
  • Kişilik Eleştirileri: Nankör, yalaka, karaktersiz, şahsiyetsiz, riyakar, aç gözlü, görmemiş, korkak, yüzsüz, utanmaz.
  • Mesleki ve Statü Eleştirileri: Beceriksiz, sözde avukat, tombaladan müdür, kukla, yandaş, tekkeli müdür, çiftlik ağası.
  • Psikolojik Durum İthamları: Ruh hastası, şizofren, psikolojin bozuk, narsist.
  • Beddualar: Allah belanı versin, zehir zıkkım olsun.

HER OLAYDA SONUÇ AYNI OLMAYABİLİR

Hukukçular ve Yargıtay kaynakları, listedeki kelimelerin 'dokunulmazlık' sağlamadığı konusunda vatandaşları uyarıyor. Bir ifadenin hakaret sayılıp sayılmamasında; sözün kim tarafından, kime karşı, hangi ortamda ve hangi saikle söylendiği belirleyici oluyor.

Örneğin, bir siyasetçiye veya kamu görevlisine yönelik 'ağır eleştiri' sınırlarında kalan bir söz, sade vatandaşa söylendiğinde hakaret kabul edilebiliyor. Bu nedenle listede yer alan ifadelerin her durumda beraat getireceği yönünde kesin bir yargıya varılmaması gerektiği belirtiliyor.