6 Şubat 2023 Kahramanmaraş depremlerinin üzerinden 3 yıl geçti. Birlik ve Dayanışma Sendikası Genel Başkanı Dr. Ahmet Mehlepçi ve yönetim kurulu üyeleri, depremden en çok etkilenen Adıyaman, Kahramanmaraş ve Hatay'da birinci basamak sağlık hizmetlerini yerinde inceledi.
Sendikanın raporuna göre, aile hekimleri, ebe ve hemşireler hâlâ konteynerlerde ve geçici yapılarda çalışmak zorunda. Çalışma ortamları tavanı akan, tabanı su alan, hijyen koşulları yetersiz ve tuvaletleri bulunmayan yerlerden oluşuyor. Dr. Mehlepçi, 'İki hekim, iki hemşire ve hastalar aynı anda yalnızca 21 metrekarelik bir alanda hizmet veriyor. Hasta mahremiyeti sağlanamıyor ve çalışanlar çaresizlik içinde bu koşulları kabullenmek zorunda kalıyor' dedi.

KAYBOLAN HASTALAR VE MAAŞ KESİNTİSİ
Deprem sonrası taşınan, vefat eden veya iletişime ulaşılamayan hastaların kaydı hâlâ sistemde düşürülmediği için aile hekimleri maaş kesintisi ile karşı karşıya kalıyor. Dr. Mehlepçi, 'Bu durum çalışanların dayanma gücünü tamamen tüketiyor. Neredeyse tamamı kaderine terk edilmiş hissiyle çalışıyor' ifadelerini kullandı.
Raporda, bazı ASM'lerde günlük hasta sayısının 200-250'ye, yoğun dönemlerde 1000'e ulaştığı, bu ortamda elektrik, yangın ve hijyen risklerinin ciddi boyutlarda olduğu vurgulandı. Konteynerlerin fiziki olarak fazla dayanamadığı, zeminlerdeki delikler ve kırıklar nedeniyle su aldığı ve koku oluştuğu belirtildi.

HATAY'DA DURUM DAHA KRİTİK
Hatay'ın, deprem bölgesindeki birinci basamak sağlık hizmetleri açısından en zor durumda olan illerden biri olduğu kaydedildi. TOKİ konut alanlarında yeni ASM'ler yapılmamış ve mevcut yönetmelikler deprem sonrası koşullar dikkate alınmadan uygulanmaya devam ediyor. Keskincik gibi bazı bölgelerde ise yaklaşık 3 yıldır çocukların aşılarının yapılamadığı, aile hekimi bulunmadığı bildirildi. Dr. Mehlepçi, 'Hatay, hem sağlık çalışanları hem de halk için sürdürülemez boyutta mağduriyetin yaşandığı bir il hâline gelmiştir' uyarısında bulundu.
Sendika, bölgede birinci basamak sağlık hizmetlerinin acilen iyileştirilmesi, konteyner ve geçici yapılara alternatif çözüm üretilmesi, çalışanların cezalandırılmaması ve halkın temel sağlık hizmetlerine erişiminin sağlanması gerektiğini vurguladı.





