Kültür ve Turizm Bakanı Mehmet Nuri Ersoy, Ankara’da ilk kez düzenlenen Müslüman Diasporalar Forumu’nda yaptığı konuşmada, dünyanın farklı bölgelerinde yaşayan Müslüman toplulukların ortak değerler etrafında güç birliği yapması gerektiğini belirtti.
“Köklerden Ufuklara” temasıyla düzenlenen forum; Kültür ve Turizm Bakanlığı, Yurtdışı Türkler ve Akraba Topluluklar Başkanlığı ile İslam Ülkeleri İstatistik, Ekonomik ve Sosyal Araştırma ve Eğitim Merkezi iş birliğinde gerçekleştirildi.
Foruma Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz’ın yanı sıra farklı ülkelerden bakanlar, diplomatlar, kamu yöneticileri ve uluslararası kuruluşların temsilcileri katıldı.
Ortak Değerlerin Küresel Güce Dönüşmesi Vurgulandı
Diaspora kavramının geçmiş, bugün ve gelecek arasında belirleyici bir ilişki ağı oluşturduğunu kaydeden Ersoy, milyonlarca Müslümanın kültürel ve tarihî köklerini korurken yaşadıkları ülkelerin değerleriyle de etkileşim içinde bulunduğunu ifade etti.
Farklı dil, kültür ve coğrafyalarda yaşayan Müslümanları ortak inanç ve değerlerin bir araya getirdiğini belirten Ersoy, bu toplulukların kültürel bağlar çevresinde buluşması hâlinde küresel ölçekte önemli bir “yumuşak güç” potansiyelinin ortaya çıkabileceğini söyledi.
Müslüman diasporaların yaşadıkları ülkelerde yalnızca ekonomik kalkınmaya değil; bilim, sanat, girişimcilik ve kamu hizmetleri gibi birçok alana katkı sunduğuna dikkat çeken Ersoy, mevcut insan kaynağının ortak hedefler doğrultusunda değerlendirilmesi gerektiğini dile getirdi.
Filistin Mücadelesinde Diasporaların Rolüne Dikkat Çekildi
Filistin’in Gazze Şeridi’nde yaşananları insanlığın ortak vicdanını ve adalet duygusunu sınayan büyük bir imtihan olarak nitelendiren Bakan Ersoy, bu sürecin İslam ülkeleri ve Müslüman diasporalar açısından önemli bir hatırlatıcı olduğunu belirtti.
Müslüman toplumların kültür, dil, üretim ve tüketim başta olmak üzere hayatın farklı alanlarında birbirlerini daha yakından tanımaları gerektiğini ifade eden Ersoy, birlikte hareket etme kabiliyetinin güçlendirilmesi çağrısında bulundu.
Ersoy, Müslüman diasporaların Filistin mücadelesini uluslararası kamuoyuna anlatmada kritik bir rol üstlendiğini vurgulayarak, “Gazze’de yaşanan emsalsiz acıları konuştuğumuz bir dönemde aynı zamanda ısrarla kültürden, dilden, üretim ve tüketimden de söz ediyor oluşumuz bir tesadüf değildir.” dedi.
İslamofobiyle Mücadelede Dil ve Kültür Öne Çıktı
İslamiyet’in yalnızca manevi ve kişisel bir yolculuktan ibaret olmadığını belirten Ersoy; medeniyet, bilim, sanat, edebiyat, mimari, müzik ve felsefe alanlarındaki tarihî birikime dikkat çekti.
İslamofobiyle mücadelede kullanılabilecek en güçlü araçlardan ikisinin dil ve kültür olduğunu söyleyen Ersoy, bu değerlerin çağın iletişim imkânları doğrultusunda yeniden ele alınması gerektiğini kaydetti.
Forum gibi uluslararası buluşmaların istişare ve iş birliği açısından önemli fırsatlar sunduğunu belirten Ersoy, Müslüman ülkeler ile diasporalar arasında ortak aklı ve dayanışmayı büyütecek bir ekosistemin kurulmasının önemine işaret etti.
Genç Kuşaklara Güvenilir İmkânlar Sunulacak
Müslüman diaspora gençlerinin birden fazla kültürün kesiştiği bir ortamda yetiştiğini dile getiren Ersoy, gençlerin kendi hikâyelerini dünyaya anlatabilmeleri için çağın şartlarına uygun ve güvenilir imkânlarla desteklenmesi gerektiğini söyledi.
Kültürel kimliğin korunmasının gençlerin değerlerini bilimden sanata, siyasetten iş dünyasına kadar her alanda görünür kılabilmesine bağlı olduğunu ifade eden Ersoy, farklı toplumlar ve nesiller arasında yeni köprüler kurulması gerektiğini belirtti.
Bilgi, Tecrübe ve İnsan Kaynağı Birleştirilecek
Ortak değerler etrafında somut çalışmalar yürütmenin dünyaya yön verebilecek bir güç oluşturacağını kaydeden Bakan Ersoy, “Tüm bu altını çizmeye gayret ettiğim konularda artık yapmamız gereken; bilgiyi, tecrübeyi ve insan kaynağını birleştirmektir.” ifadelerini kullandı.
Ersoy, bu birlikteliğin sağlanması hâlinde Müslüman diasporaların hem yaşadıkları ülkelerde hem de küresel ölçekte daha güçlü aktörlere dönüşebileceğini söyledi. Forumun İslam dünyası ve farklı coğrafyalardaki Müslüman topluluklar için faydalı sonuçlar doğurmasını temenni etti.