07 Eylül 2026, Pazartesi
weather
26°
Ajans344 | Ekonomi | Merkez Bankalarında Altın Göçü: Rezervler Yer Değiştiriyor

Merkez Bankalarında Altın Göçü: Rezervler Yer Değiştiriyor

Hollanda’nın 86 tonluk hamlesi, merkez bankalarının altın rezervlerini ulusal kasalar ile küresel ticaret merkezleri arasında yeniden dağıttığını gösterdi.

Hollanda’nın 86 tonluk hamlesi, merkez bankalarının altın rezervlerini ulusal kasalar ile küresel ticaret merkezleri arasında yeniden dağıttığını gösterdi.

MUHABİR: Esra Akçakale
Merkez Bankalarında Altın Göçü: Rezervler Yer Değiştiriyor

Ekonomim.com'dan Evrim Küçük'ün aktardığına göre, Dünyada merkez bankalarının altın rezervlerini sakladıkları merkezlerde dikkat çekici bir değişim yaşanıyor. Ülkeler artık yalnızca ne kadar altına sahip olduklarına değil, bu rezervlerin nerede tutulduğuna ve kriz dönemlerinde ne kadar hızlı kullanılabileceğine de odaklanıyor.

Bu eğilimin son örneği Hollanda’dan geldi. Hollanda Merkez Bankası, ABD ve Kanada’da tutulan rezervlerden yaklaşık 86 ton altını Londra’ya yönlendirdi.

Kararın gerekçeleri arasında artan jeopolitik riskler, rezervlerin farklı bölgeler arasında dengeli dağıtılması ve altının kriz anında daha kolay kullanılabilmesi gösterildi. Düzenlemenin ardından Hollanda’nın altın rezervlerinin yüzde 32,1’i Londra’da, yüzde 30,8’i ülke içindeki Zeist kasalarında, yüzde 18,5’i New York’ta ve yüzde 18,5’i Ottawa’da tutulmaya başlandı.

Transferin Tamamı Fiziki Taşımayla Yapılmadı

Hollanda’nın 86 tonluk rezerv düzenlemesi iki farklı yöntemle gerçekleştirildi. New York’ta tutulan yaklaşık 59 ton altın satılarak Londra’da uluslararası ticaret standartlarına uygun aynı miktarda altın satın alındı.

Kuzey Amerika’dan Hollanda’ya 27 tonun üzerinde altın fiziki olarak getirildi. Buna karşılık, Hollanda’daki uluslararası ticarete uygun benzer miktardaki altın Londra’ya taşındı.

Bu yöntemle 86 ton altının tamamının Atlantik Okyanusu üzerinden fiziki olarak taşınmasına gerek kalmadı. Altın rezervlerinin toplam büyüklüğünde değişiklik yapılmazken coğrafi dağılımı ve kullanılabilirliği yeniden düzenlendi.

Altının Saklandığı Yer Stratejik Önem Kazandı

Altın, merkez bankaları açısından kriz dönemlerinde güven unsuru sağlayan temel rezerv araçlarından biri olmayı sürdürüyor. Ancak rezervlerin yabancı ülkelerde tutulması; siyasi kararlar, yaptırımlar ve uluslararası gerilimler nedeniyle erişim riski oluşturabiliyor.

Rusya’nın yaklaşık 300 milyar dolarlık döviz rezervinin 2022 yılında dondurulması, bu konudaki endişeleri artırdı. Merkez bankaları bu gelişmenin ardından rezerv varlıklarının doğrudan kontrol edilebilmesi ve gerektiğinde hızla kullanılabilmesi için saklama politikalarını yeniden değerlendirmeye başladı.

ABD ile yaşanan ticari ve siyasi gerilimler de bazı ülkelerin rezervlerini farklı merkezlere dağıtma eğilimini güçlendirdi. Ülkeler, altınlarının tamamını tek bir finans merkezinde tutmak yerine ulusal kasalar, Londra ve diğer güvenli merkezler arasında bölüştürerek riski azaltmaya çalışıyor.

Birçok Ülke Altınlarını Yeniden Konumlandırdı

Hollanda’nın attığı adım, son yıllarda farklı ülkelerde görülen rezerv taşıma işlemlerinin devamı niteliğinde değerlendiriliyor.

Almanya, 2013-2017 yılları arasında New York ve Paris’ten toplam 674 ton altını Frankfurt’a taşıdı. İşlemlerin tamamlanmasının ardından Alman altın rezervlerinin yüzde 50,6’sı Frankfurt’ta, yüzde 36,6’sı New York’ta ve yüzde 12,8’i Londra’da tutulmaya başlandı.

Hindistan, İngiltere’deki kasalardan 100 tonun üzerinde altını ülkesine getirirken Polonya da 2019 yılında yaklaşık 100 ton altını İngiltere Merkez Bankasından kendi sınırlarına taşıdı.

Türkiye ise 2017-2018 döneminde rezervlerinin bir bölümünü yurt içine getirdi. Türkiye’nin altın rezervlerinin önemli bir bölümü Borsa İstanbul nezdinde tutulurken bir kısmı Londra’da muhafaza ediliyor.

Londra Küresel Altın Ticaretindeki Yerini Koruyor

Altın rezervlerinin ülke içine taşınması, Londra ve New York gibi uluslararası merkezlerin tamamen terk edildiği anlamına gelmiyor. Özellikle Londra, dünyanın en büyük fiziki altın ticaret merkezlerinden biri olmayı sürdürüyor.

İngiltere Merkez Bankasının kasalarında yaklaşık 400 bin altın külçesi bulunuyor. Buradaki altınlar fiziki olarak kasadan çıkarılmadan hesaplar üzerinden el değiştirebiliyor. Bu durum, rezervlerin kriz dönemlerinde nakde veya farklı varlıklara daha hızlı dönüştürülmesini sağlıyor.

Merkez bankaları açısından yeni yaklaşım, altının tamamını ülkeye getirmek yerine güvenlik, likidite ve erişilebilirlik arasında denge kurulmasına dayanıyor.

De-Dolarizasyon Eğilimi Altına İlgiyi Artırıyor

Merkez bankalarının altına yönelmesinde küresel rezerv sisteminin geleceğine ilişkin beklentiler de etkili oluyor. Yapılan son araştırmada katılımcı merkez bankalarının yüzde 74’ü, doların küresel rezervler içindeki payının önümüzdeki beş yılda azalacağını öngördü.

Aynı araştırmada merkez bankalarının yüzde 89’u küresel altın rezervlerinin gelecek 12 ayda artmasını beklediğini bildirdi. Katılımcıların yüzde 45’i ise kendi kurumlarının altın rezervini artıracağını belirtti.

Bu tablo, altının yalnızca güvenli liman olarak değil; rezerv çeşitlendirmesi, enflasyondan korunma, jeopolitik risklerin azaltılması ve dolar bağımlılığının sınırlandırılması amacıyla da tercih edildiğini gösteriyor.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız