Küresel piyasalarda yaşanan gelişmeler yatırımcıların odağında kalmaya devam ederken, ekonomist Tuna Kaya'dan altın piyasasına ilişkin dikkat çeken değerlendirmeler geldi. Kaya, gram altında yaşanan geri çekilmelerin kalıcı olmayabileceğini belirterek, yıl sonuna kadar 9 bin TL seviyelerinin yeniden gündeme gelebileceğini söyledi.
Kaya, piyasaları etkileyen en önemli unsurların jeopolitik gelişmeler, ABD Merkez Bankası'nın (Fed) faiz politikası ve enerji fiyatları olduğunu ifade etti. ABD ile İran arasındaki gelişmelerin küresel piyasalarda etkisini sürdürdüğünü belirten Kaya, Fed'in faiz kararlarının da altın fiyatları üzerinde belirleyici olmaya devam ettiğini dile getirdi.
Petrol fiyatlarının yakından takip edilmesi gerektiğini vurgulayan Kaya, petrolün 75 dolar seviyesinin önemli bir eşik olduğunu söyledi. Dolar endeksindeki olası geri çekilmelerin ise altın ve diğer yatırım araçlarını destekleyebileceğini ifade etti.

Merkez bankalarının altın alımlarına da değinen Kaya, resmi açıklanan verilerin üzerinde alım yapıldığı yönündeki iddiaların dikkat çekici olduğunu belirtti. Bu durumun uzun vadede altın fiyatlarını destekleyebileceğini savundu.
Altındaki son düşüşlerin kalıcı bir yön değişikliği anlamına gelmediğini söyleyen Kaya, yaşanan geri çekilmelerin yatırımcıların farklı varlıklara yönelmesinden kaynaklandığını ifade etti. Uzun vadeli yatırımcılar için bu seviyelerin fırsat oluşturabileceğini belirten Kaya, stratejik portföy değişimlerinin fiyatlar üzerinde etkili olduğunu kaydetti.
Teknik seviyelere ilişkin de değerlendirmelerde bulunan Kaya, gram altında 6 bin TL seviyesini destek, 6 bin 500 TL seviyesini ise önemli direnç olarak gösterdi. Bu seviyenin aşılması halinde yükselişin hız kazanabileceğini belirten Kaya, önce 7 bin 800 TL seviyesinin, ardından ise yıl sonuna doğru 9 bin TL'nin üzerindeki rakamların yeniden görülebileceğini öngördü.
Ekonomist Tuna Kaya'nın açıklamaları piyasa beklentilerini yansıtırken, altın fiyatlarının seyri küresel ekonomik gelişmeler, merkez bankalarının kararları ve jeopolitik risklere bağlı olarak değişiklik gösterebiliyor. Yatırım kararlarının ise kişisel risk profili ve güncel piyasa koşulları dikkate alınarak verilmesi önem taşıyor.