İletişimde Vesayet Dönemi Sona Erdi
Türkiye’nin geçmiş dönemlerinde kitle iletişim araçları, belirli imtiyazlı grupların tekelinde bir toplumsal mühendislik aparatı olarak kullanılmıştır. Özellikle 28 Şubat sürecinde medya, milli iradeye yönelik müdahalelerin merkez üssü haline getirilmiştir. Manşetler, televizyon programları ve haber bültenleri aracılığıyla toplumsal algı manipüle edilmiş, darbelerin zemini bizzat iletişim kanallarıyla hazırlanmıştır. Bu dönemde medya, toplumun kültür ve medeniyet değerlerinden koparılması için bir araç vazifesi görmüştür.
2002 Sonrası Medyada Yeni Bir Milat
Cumhurbaşkanı Recep Tayyip Erdoğan’ın liderliğinde 2002 yılında başlayan süreç, Türkiye’nin her alanında olduğu gibi iletişim sahasında da köklü bir zihniyet değişimini beraberinde getirmiştir. İletişim mecraları vesayetin gölgesinden çıkarılarak demokratikleşme sürecine dahil edilmiştir. Bugün gelinen noktada Türkiye, iç barışını tesis etmiş ve gündelik kısır tartışmaların ötesine geçmeyi başarmış istikrarlı bir güç merkezidir. Bölgesel ve küresel politikada söz sahibi olan ülke, kendi tezlerini savunabilen bir medya yapısına kavuşmuştur.
Türkiye Yüzyılı Vizyonu ve Küresel Hedefler
Türkiye Yüzyılı vizyonu, ülkenin milli değerlerini yükseltirken aynı zamanda küresel ölçekte barış, adalet ve refah odaklı politikalara öncülük etmeyi hedeflemektedir. Bu vizyonun en temel sütunlarından birini güçlü bir iletişim perspektifi oluşturmaktadır. Türkiye, artık savunma pozisyonundan çıkarak kendi hakikatini dünyaya doğrudan anlatan, uluslararası toplum nezdinde itibarını en üst seviyeye taşıyan bir aktör konumuna yükselmiştir. Stratejik iletişim hamleleri, bu büyük vizyonun taşıyıcı gücü haline gelmiştir.
Uluslararası İtibarda Güçlü Temsil Yeteneği
Modern iletişim araçlarının sağladığı olanaklar, Türkiye’nin değerlerini ve argümanlarını net bir biçimde dünya kamuoyuna sunmasına imkan tanımaktadır. Sayın Cumhurbaşkanının liderliğinde yürütülen politikalar, ülkenin durduğu yeri ve savunduğu değerleri küresel bir marka haline getirmiştir. Millî İrade Platformu tarafından düzenlenen "Türkiye Yüzyılı’nda İletişim" programı, bu yeni dönemin stratejik haritasını belirlemek adına önemli bir adım teşkil etmektedir. Ülkenin imajını güçlendirme gayesi, tüm kurumların ortak hedefi olarak vurgulanmaktadır.