Bir zamanlar Kahramanmaraş’ın mahalle araları, boş arsaları ve okul bahçeleri çocukların oyun alanıydı. Oyuncakların çoğu satın alınmaz, eldeki basit malzemelerle hazırlanırdı. Taş, sopa, ip, mendil ve gazoz kapağı, saatler süren eğlencenin temel araçlarına dönüşürdü.
Çocuklar, akşam ezanına kadar süren oyunlarda hem hareket eder hem de birlikte yaşamanın kurallarını öğrenirdi. Takım kurmak, ebe seçmek, sıraya girmek, kaybetmeyi kabul etmek ve arkadaşını korumak bu kültürün doğal parçalarıydı.
Teknolojik araçların günlük hayatta daha fazla yer edinmesi ve güvenli oyun alanlarının azalmasıyla geleneksel oyunların bir bölümü sokaklardan çekildi. Buna rağmen Kahramanmaraş’ta düzenlenen okul projeleri ve geleneksel oyun şenlikleriyle bu mirasın yeni kuşaklara aktarılması için çalışmalar yürütülüyor.
Çelik Çomak Sokakların En Hareketli Oyunuydu
Çelik çomak, geçmişte mahallelerde en sık oynanan oyunlardan biriydi. Oyunda biri uzun, diğeri kısa olmak üzere iki sopa kullanılırdı. Kısa sopa yerdeki küçük bir çukurun üzerine yerleştirilir, uzun sopayla havaya kaldırılarak uzağa gönderilmeye çalışılırdı.
Oyuncular, çeliğin düştüğü mesafeye göre puan kazanırdı. Oyunun kuralları mahalleden mahalleye değişebilir, bazen takım hâlinde bazen de bireysel olarak oynanabilirdi.

Çelik çomak yalnızca güç gerektiren bir oyun değildi. El-göz koordinasyonu, zamanlama ve mesafe tahmini de büyük önem taşırdı. Oyuncuların kendi sopalarını hazırlaması ise oyunu çocukların el becerilerini geliştiren bir uğraşa dönüştürürdü.
Aşık Oyunu Hayvancılık Kültüründen Doğdu
Aşık oyunu, koyun ve keçilerin arka bacak ekleminden çıkarılan küçük kemiklerle oynanırdı. Temizlenen ve bazen boyanan aşık kemikleri, çocukların en değerli oyun araçları arasında bulunurdu.
Oyunun farklı biçimleri vardı. Aşıklar belirlenen çizginin içine dizilir, oyuncular ellerindeki daha ağır kemikle onları vurmaya çalışırdı. Vurulan aşıklar, oyunun kurallarına göre oyuncunun olurdu.

Bu oyun, Kahramanmaraş’ın kırsal yaşamı ve hayvancılık kültürüyle doğrudan bağlantılıydı. Çocuklar, hazır oyuncakların bulunmadığı dönemlerde çevrelerindeki malzemeleri değerlendirerek kendi eğlencelerini oluştururdu.
Hımbıl Dikkat ve Strateji Gerektiriyordu
Kahramanmaraş’ta bilinen geleneksel oyunlardan biri de hımbıldı. Oyuncular daire şeklinde oturur, eşleştirilen kâğıtları veya belirlenen oyun araçlarını birbirlerine aktarırdı.
Amaç, aynı işareti taşıyan parçaları bir araya getirmek ve bunu rakiplere fark ettirmeden tamamlamaktı. Eşini ilk tamamlayan oyuncu önceden belirlenen hareketi yapar, diğer oyuncular da onu takip ederdi. Son kalan kişi “hımbıl” sayılırdı.

Hımbıl, hızlı düşünmeyi, rakiplerin davranışlarını gözlemlemeyi ve dikkatli hareket etmeyi gerektirirdi. Kahramanmaraş’taki okullarda yürütülen geleneksel oyun projelerinde hımbılın yanı sıra körebe, bezirgânbaşı, yerden yüksek ve yağ satarım bal satarım gibi oyunlar da öğrencilere tanıtıldı.
Mendil Kapmaca Mahalleleri İkiye Bölerdi
Mendil kapmaca, kalabalık çocuk gruplarının en sevdiği takım oyunları arasında yer alırdı. Oyuncular iki gruba ayrılır, alanın ortasında elinde mendil bulunan bir kişi beklerdi.
Karşılıklı takımlardan numarası söylenen oyuncular, mendili rakibinden önce alarak kendi çizgisine ulaşmaya çalışırdı. Mendili aldıktan sonra yakalanan oyuncu elenir veya rakip takıma puan kazandırırdı.

Hızın yanında doğru zamanı beklemek de büyük önem taşırdı. Oyuncular bazen mendile yaklaşır, rakibini yanıltmak için geri çekilir ve uygun anı kollardı. Günümüzde düzenlenen geleneksel çocuk oyunları şenliklerinde mendil kapmaca hâlâ oynatılan oyunlar arasında yer alıyor.
Saklambaç ve Körebe Mahalle Kültürünü Güçlendirdi
Saklambaç, çocukların sokakları ve mahalle çevresini bir oyun alanına dönüştürdüğü en yaygın oyunlardan biriydi. Duvar dipleri, ağaç arkaları, merdiven boşlukları ve bahçe kapıları saklanma noktası olarak kullanılırdı.

Körebede ise gözleri bağlanan ebe, sesleri ve hareketleri takip ederek diğer oyuncuları yakalamaya çalışırdı. Oyuncular ebenin dikkatini dağıtmak için ses çıkarır, ardından hızla yer değiştirirdi.

Bu oyunlar özel bir malzeme gerektirmediği için hemen her mahallede oynanabiliyordu. Çocukların birlikte hareket etmesini, çevreyi tanımasını ve iletişim kurmasını sağlıyordu.
Birdirbir Güç ve Denge İstiyordu
Birdirbir oyununda oyunculardan biri eğilir, diğerleri belirli bir mesafeden koşarak onun üzerinden atlardı. Her turda mesafe veya yükseklik artırılarak oyun zorlaştırılırdı.
Bazı bölgelerde oyuna farklı tekerlemeler ve hareketler de eklenirdi. Atlayan oyuncunun dengesini kaybetmesi, eğilen kişiye temas etmesi veya kurala uygun hareketi yapamaması elenmesine neden olurdu.

Birdirbir, çocukların fiziksel dayanıklılığını artırırken cesaretlerini de sınardı. Kalabalık gruplarla oynandığında mahallede uzun süre devam eden bir yarışa dönüşürdü.
Gazoz Kapakları Oyuncağa Dönüşürdü
Gazoz kapakları, geçmişte çocukların kolayca ulaşabildiği oyun malzemeleri arasındaydı. Kapaklar düzleştirilir, taş veya metal parçalarla belirlenen hedefe doğru fırlatılırdı.
Bazı oyunlarda kapaklar futbolcu, otomobil veya yarışmacı gibi düşünülürdü. Toprak üzerine çizilen parkurlarda kapaklar parmakla itilerek yarıştırılırdı.

Bu oyun, çocukların hayal gücünü ortaya çıkarıyordu. Değersiz görülen bir malzeme, birkaç çizgi ve ortak kurallarla uzun süre oynanan bir oyuncağa dönüşüyordu.
Geleneksel Oyunlar Yeniden Hatırlatılıyor
Kahramanmaraş’ta geleneksel oyunların unutulmaması için okullarda ve spor salonlarında çeşitli etkinlikler düzenleniyor. Şenliklerde çuval yarışı, ip atlama, halat çekme, mendil kapmaca ve yakan top gibi oyunlar yeniden çocuklarla buluşturuluyor.
Kültür ve Turizm Bakanlığının Kahramanmaraş kültür atlasında da yörede oynanan çocuk oyunlarına ilişkin kayıtlar bulunuyor. Bu kayıtlar, oyunların yalnızca eğlence aracı değil, sözlü kültürün ve toplumsal hafızanın bir bölümü olduğunu gösteriyor.
Kahramanmaraş’ın unutulan çocuk oyunları, geçmişte mahalleleri hareketlendiren basit eğlencelerden daha fazlasını ifade ediyor. Bu oyunlar; paylaşmayı, mücadele etmeyi, arkadaşlığı ve ortak kurallara uymayı öğreten kültürel bir miras olarak önemini koruyor.