14 Mart Tıp Bayramı yaklaşırken sağlık sisteminde uzun süredir konuşulan yapısal sorunlar yeniden gündeme taşındı. Artan hasta yoğunluğu, randevu baskısı, uzun nöbet süreleri, sağlıkta şiddet ve ekonomik kayıplar sağlık çalışanlarının çalışma koşullarını zorlaştıran başlıca başlıklar arasında yer aldı. Sağlık ve sosyal hizmet çalışanlarının yıllardır çözüm bekleyen özlük hakları ve çalışma şartları bir kez daha tartışma konusu oldu.
Sağlık Hizmetleri Sendikası (SAHİM-SEN) Genel Başkanı Özlem Akarken, 14 Mart’ın yalnızca bir kutlama günü olarak görülmemesi gerektiğini belirterek sağlık çalışanlarının karşı karşıya olduğu sorunların görünür hale getirilmesi gerektiğini ifade etti. Akarken, sağlık çalışanlarının ağır iş yükü altında görev yaptığını belirterek sistemin sürdürülebilirliği açısından yapısal düzenlemelere ihtiyaç olduğunu dile getirdi.
Sağlık Personeli Sayısı OECD Ortalamasının Altında
Türkiye’de sağlık çalışanı sayısının gelişmiş ülkelerle kıyaslandığında düşük seviyede kaldığına dikkat çekildi. 2025 yılı OECD verilerine göre Türkiye’de bin kişiye düşen hekim sayısı 2,4, hemşire sayısı ise 2,9 olarak kaydedildi. Buna karşılık kişi başına düşen yıllık hekime başvuru sayısı 11,4’e ulaştı. Bu durum sağlık çalışanlarının üzerindeki iş yükünün artmasına neden oldu.
Sağlık kurumlarında görev yapan hekimlerin yoğun poliklinik temposu nedeniyle hastalara ayırabildiği sürenin giderek azaldığı ifade edilirken, birçok sağlık çalışanının gün içerisinde çok sayıda hastaya hizmet vermek zorunda kaldığı belirtildi.

Randevu Sisteminde Yoğunluk Devam Ediyor
Sağlık Bakanlığı’nın 2025 yılı sonunda yaptığı açıklamada Merkezi Hekim Randevu Sistemi’nde bekleyen hasta sayısının 4 milyondan 400 binin altına düştüğü bildirildi. Günlük ortalama 1,7 milyon randevu üretildiği belirtilirken, sağlık kurumlarına başvuruların yüksek seviyede devam ettiği ifade edildi.
2025 yılının ilk 10 ayında aile sağlığı merkezlerine 374 milyon başvuru yapıldığı, bu başvuruların yaklaşık 65 milyonunun hastanelere yönlendirilmeden aile hekimleri tarafından karşılandığı açıklandı.
Nöbet Sistemi Tartışılmaya Devam Ediyor
Sağlık çalışanlarının yoğun nöbet sistemi nedeniyle ağır bir çalışma temposu içinde bulunduğu ifade edildi. Özellikle gece nöbetlerinin ardından yeterli dinlenme süresi bulunmadan yeniden göreve başlanmasının çalışan sağlığı açısından risk oluşturduğu dile getirildi.
Nöbet ücretlerinin verilen hizmetin karşılığını yansıtmadığı yönündeki değerlendirmeler de sağlık çalışanlarının gündemindeki önemli başlıklar arasında yer aldı.
Sağlıkta Şiddet Sorunu Gündemdeki Yerini Koruyor
Sağlık çalışanlarının karşı karşıya kaldığı şiddet olayları da tartışılan konular arasında bulunuyor. 2025 yılında yayımlanan bir araştırmada sağlık çalışanlarının yüzde 69’unun meslek hayatı boyunca en az bir kez şiddete maruz kaldığını belirttiği ifade edildi.
Araştırmada sağlık çalışanlarının en sık karşılaştığı şiddet türleri arasında bağırma, tehdit ve sözlü aşağılama yer aldı. Sağlık çalışanlarının güvenli bir çalışma ortamına ihtiyaç duyduğu ve bu konuda daha etkili önlemlerin alınması gerektiği vurgulandı.
Genç Hekimlerin Yurt Dışı Eğilimi Artıyor
Son yıllarda genç hekimlerin yurt dışında çalışma eğiliminin artması da sağlık sisteminin geleceğine ilişkin tartışmaları beraberinde getirdi. Çalışma koşulları, gelir düzeyi ve mesleki gelecek kaygılarının bu eğilimde etkili olduğu ifade edildi.
Sağlık çalışanlarının talepleri arasında emekliliğe yansıyan tek kalem maaş sistemi, adil ücret düzeni, nöbet ücretlerinin iyileştirilmesi ve çalışma koşullarının yeniden düzenlenmesi gibi başlıkların yer aldığı belirtildi.
14 Mart Tıp Bayramı yaklaşırken sağlık çalışanlarının beklentisinin yalnızca bir kutlama değil, sağlık sisteminde biriken sorunlara yönelik kalıcı çözümler olduğu ifade edildi.