Bacakta aniden ortaya çıkan şişlik, ağrı, kızarıklık ve sıcaklık artışı çoğu zaman yorgunluk ya da geçici bir rahatsızlık olarak değerlendiriliyor. Ancak bu belirtiler, halk arasında “pıhtı oluşması” olarak bilinen derin ven trombozunun ilk işaretleri arasında yer alabiliyor.
Derin ven trombozu, çoğunlukla bacakların derin toplardamarlarında kan pıhtısı oluşmasıyla gelişiyor. Pıhtının yerinden koparak akciğer damarlarına ulaşması ise yaşamı tehdit eden akciğer embolisine neden olabiliyor. Hastalık ayrıca bacaklarda kalıcı şişlik, ağrı, ağırlık hissi, cilt renginde değişiklik ve iyileşmesi güç yaralar gibi ciddi sorunlara yol açabiliyor.
Tek Bacakta Gelişen Şişlik İhmal Edilmemeli
Acıbadem International Hastanesi Kalp ve Damar Cerrahisi Uzmanı Dr. Ahmet Arif Ağlar, özellikle tek bacakta gelişen şişlik ve ağrının önemsenmesi gerektiğini belirtti. Bu belirtilerin derin ven trombozunun en önemli uyarıları arasında bulunduğunu ifade eden Ağlar, vakit kaybetmeden sağlık kuruluşuna başvurulması gerektiğini söyledi.
Derin ven trombozunda ağrı, hassasiyet, sıcaklık artışı, kızarıklık veya morarma görülebiliyor. Bacak yüzeyindeki toplardamarların belirginleşmesi de hastalığın belirtileri arasında bulunuyor. Şikâyetler saatler veya günler içerisinde artış gösterebiliyor.
Yaz Aylarında Sıvı Kaybı Riski Yükseltiyor
Yaz aylarında artan sıcaklık ve terleme, vücudun daha fazla sıvı kaybetmesine neden oluyor. Yeterli su tüketilmediğinde kanın koyulaşabileceğini belirten Dr. Ağlar, bu durumun pıhtılaşma eğilimini artırabileceğine dikkat çekti.
İleri yaştaki kişiler, kronik hastalığı bulunanlar, idrar söktürücü ilaç kullananlar ve uzun süre güneş altında çalışanlar daha fazla risk taşıyor. Obezite, geçirilmiş ameliyatlar, kanser, hamilelik, ileri yaş, genetik yatkınlık ve uzun süreli hareketsizlik de derin ven trombozuna zemin hazırlayabiliyor.
Uzun Yolculuklarda Hareket Büyük Önem Taşıyor
Uçak, otobüs ve otomobil yolculuklarında uzun süre aynı pozisyonda kalmak, bacaklardaki kan dolaşımını yavaşlatabiliyor. Özellikle dört ila altı saatten uzun yolculuklarda pıhtı oluşma riskinin artabileceği belirtiliyor.
Uzmanlar, uzun yolculuklarda belirli aralıklarla ayağa kalkılmasını, birkaç dakika yürünmesini ve bacak egzersizleri yapılmasını öneriyor. Yeterli miktarda su içilmesi de alınabilecek temel önlemler arasında yer alıyor. Yüksek risk grubundaki kişilerin ise yolculuk öncesinde hekimlerine danışmaları gerekiyor.
İlk Belirti Akciğer Embolisi Olabiliyor
Her derin ven trombozu vakası belirti vermeyebiliyor. Özellikle baldır bölgesindeki toplardamarlarda oluşan pıhtılar sessiz şekilde ilerleyebiliyor. Bu nedenle bazı hastalarda ilk belirti, pıhtının koparak akciğer damarlarını tıkaması sonucu gelişen akciğer embolisi olabiliyor.
Akciğer embolisi ani başlayan nefes darlığı, göğüs ağrısı, çarpıntı, kanlı balgam ve bayılma gibi belirtilerle ortaya çıkabiliyor. Ağır vakalarda ani dolaşım bozukluğu ve yaşam kaybı gelişebiliyor. Bu şikâyetlerden herhangi birinin görülmesi halinde acil sağlık hizmetlerine başvurulması önem taşıyor.
Erken Tedavi Kalıcı Hasarı Önleyebiliyor
Derin ven trombozu tedavisinin temel amacı pıhtının büyümesini durdurmak, akciğere ulaşmasını önlemek ve kalıcı damar hasarı riskini azaltmak. Tedavinin temelini genellikle kan sulandırıcı ilaçlar oluşturuyor.
Bu ilaçlar mevcut pıhtıyı doğrudan eritmek yerine büyümesini engelliyor ve vücudun doğal yollarla pıhtıyı çözmesine yardımcı oluyor. Hastaların büyük bölümü yalnızca ilaç tedavisiyle başarılı şekilde tedavi edilebiliyor.
Geniş, yeni oluşmuş veya bacak dolaşımını tehdit eden pıhtılarda girişimsel yöntemlere başvurulabiliyor. Kateter yardımıyla pıhtı eritilebiliyor, mekanik cihazlarla parçalanarak çıkarılabiliyor veya damar darlıkları stentle tedavi edilebiliyor. Uygulanacak yöntem, hastanın genel durumu ve pıhtının bulunduğu bölgeye göre hekim tarafından belirleniyor.