İnşaat Mühendisleri Odası Kahramanmaraş Temsilcisi Uygar Gündeşli, 6 Şubat 2023’te 11 ili etkileyen depremlerin üçüncü yıl dönümü dolayısıyla yazılı bir basın açıklaması yayımladı. Gündeşli, bu tarihin yalnızca bir anma günü olmadığını, aynı zamanda ihmallerin ve yanlış tercihlerle büyüyen risklerin hatırlanması gereken bir eşik olduğunu ifade etti.
Anma Günü Değil, Yüzleşme Günü
Açıklamasında, on binlerce yurttaşın yaşamını yitirdiği, Kahramanmaraş’ta 7 bin 491 binanın yıkıldığı ve 200 binden fazla yapının ağır hasar aldığı depremlerin acısının hâlâ taze olduğunu belirten Gündeşli, kaybedilen tüm canları saygı ve rahmetle andı. Bu tarihin yalnızca yas tutulan bir gün değil, aynı zamanda hatalardan ders çıkarılması gereken bir dönüm noktası olduğuna dikkat çekti.
Deprem Değil, İhmal Öldürüyor
Türkiye’nin bir deprem ülkesi olduğu gerçeğinin tartışmasız olduğunu vurgulayan Gündeşli, depremlerin “beklenmedik” olaylar olarak nitelendirilemeyeceğini söyledi. Yıkımın asıl nedeninin depremin büyüklüğü değil, yapı üretim süreci, denetim mekanizmaları ve risk azaltma politikaları olduğunun altını çizdi.
Orta Büyüklükteki Depremler Bile Uyarı Niteliğinde
Balıkesir Sındırgı’da ve Silivri açıklarında meydana gelen depremleri hatırlatan Gündeşli, orta büyüklükteki sarsıntıların dahi ciddi hasarlara yol açmasının, yapı güvenliği ve afet hazırlığı konusundaki eksiklikleri gözler önüne serdiğini ifade etti. İletişim altyapısı ve toplanma alanlarıyla ilgili yaşanan sorunların daha büyük bir deprem için ciddi bir risk oluşturduğunu belirtti.
Türkiye’nin Yapı Stoku Alarm Veriyor
Türkiye’deki yapı stokunun önemli bir bölümünün hâlâ yüksek risk altında olduğunu vurgulayan Gündeşli, yapıların büyük kısmının 2000 yılı öncesinde inşa edildiğini söyledi. Yanlış zemin seçimi, imar afları ve mühendislik hizmeti almamış yapıların tehlikeyi artırdığını kaydeden Gündeşli, bütüncül ve şeffaf bir yapı envanterinin hâlâ oluşturulmadığını dile getirdi.
Yıkımın Sorumluluğu Tek Tarafa Yüklenemez
6 Şubat depremlerinde Kahramanmaraş’ta yıkılan binaların yüzde 96’sının 2000 yılı öncesi yapılar olduğuna dikkat çeken Gündeşli, buna rağmen sorumluluğun yalnızca mühendislere yüklenmesini eleştirdi. Kullanım durumu ve yapılan müdahaleleri bilinmeyen yapılardan mühendislerin ömür boyu sorumlu tutulmasının mantıkla bağdaşmadığını ifade etti.
Depreme Dirençli Kentler İçin Somut Adımlar Şart
Depreme dirençli bir Kahramanmaraş için yapı stokunun güçlendirilmesi ve riskli yapıların dönüştürülmesi gerektiğini vurgulayan Gündeşli, İstanbul’da uygulanan “Kentsel Dönüşümde Yarısı Bizden” benzeri desteklerin kentte de hayata geçirilmesi çağrısında bulundu. Afetlere hazırlığın deprem sonrasına bırakılmaması gerektiğini söyledi.
Bilimin Uyarıları Göz Ardı Edilmemeli
Açıklamasının sonunda okulların, hastanelerin, kamu binalarının ve altyapının güvenlik durumunun şeffaf biçimde kamuoyuyla paylaşılmasının hayati önem taşıdığını belirten Gündeşli, afet yönetiminin risk azaltma ve hazırlık düzeyiyle ölçülmesi gerektiğini ifade etti. Gündeşli, “Bilimin ve mühendisliğin uyarıları dikkate alınmadıkça riskler büyür. Türkiye 6 Şubat’ı unutmadı, unutmayacak” sözleriyle açıklamasını tamamladı.


