ABD Merkez Bankası, temmuz ayı toplantısında politika faizini değiştirmedi. Federal Açık Piyasa Komitesi, federal fonlama faizinin hedef aralığını yüzde 3,50 ile yüzde 3,75 seviyesinde korudu.
Karar 9’a karşı 3 oyla alındı. Üç üye, enflasyon risklerini gerekçe göstererek 25 baz puanlık faiz artışından yana oy kullandı.
Fed’in kararı öncesinde yatırımcıların bir bölümü, Orta Doğu’daki çatışmaların enerji fiyatlarını yükseltmesi nedeniyle faiz artışı ihtimalini fiyatlıyordu. Faizlerin sabit tutulması, ilk aşamada dolar üzerindeki satış baskısını artırdı.
Dolar Endeksinde Hızlı Düşüş Yaşandı
Bloomberg Dolar Spot Endeksi, Fed kararının ardından New York işlemlerinde yaklaşık yüzde 0,4 geriledi. Bu hareket, 15 Temmuz’dan bu yana görülen en sert günlük düşüş olarak kayıtlara geçti.
Doların farklı para birimleri karşısındaki değerini gösteren DXY endeksi de 29 Temmuz işlemlerinde yüzde 0,7’yi aşan kayıp yaşayarak 100,8 seviyelerine kadar geriledi.
Dolar, başlıca para birimlerinin tamamı karşısında değer kaybederken Norveç kronu, yükselen petrol fiyatlarının da etkisiyle yüzde 1’in üzerinde değer kazandı.
Warsh’ın Açıklamaları Satışları Hızlandırdı
Fed Başkanı Kevin Warsh, kararın ardından düzenlenen basın toplantısında ABD Hazine tahvili getirilerindeki yükselişin yakından izlendiğini belirtti.
Warsh, finansal piyasaların haziran toplantısından bu yana para politikasını sıkılaştırıcı yönde önemli bir hareket gerçekleştirdiğine işaret etti. Bu değerlendirme, yüksek tahvil getirilerinin doğrudan faiz artışına duyulan ihtiyacı azaltabileceği şeklinde yorumlandı.
Kevin Warsh, 22 Mayıs 2026 tarihinde Fed Başkanlığı görevine başlamıştı.
Nomura Döviz Stratejisti Yusuke Miyairi, tahvil getirilerindeki yükselişin faiz artışının yerine geçen bir unsur olarak görülmesinin, piyasanın faiz beklentilerini düşürdüğünü ve dolar üzerinde baskı oluşturduğunu ifade etti.
Faiz Artışı Beklentileri Yeniden Fiyatlandı
Fed kararı öncesinde yatırımcılar, yaklaşık üçte bir ihtimalle 25 baz puanlık faiz artışı bekliyordu. Artışın gerçekleşmemesi, doların hızlı biçimde değer kaybetmesinde etkili oldu.
Piyasalarda eylül ayında faiz artışı yapılma ihtimali yüzde 50’nin biraz üzerinde değerlendirilmeye devam ediyor. Tam bir faiz artışı ise aralık ayına kadar fiyatlanmıyor.
Fed’in karar metninde fiyat istikrarının sağlanmasına yönelik taahhüt yinelendi. Açıklamada ABD ekonomisinin büyümeyi sürdürdüğü, iş gücü piyasasının dirençli kaldığı ve enflasyonun yüzde 2 hedefinin üzerinde bulunduğu belirtildi.
Doların Uzun Vadeli Görünümü Tartışılıyor
Manulife Investment Management Kıdemli Portföy Yöneticisi Nathan Thooft, piyasanın yaklaşık yüzde 30 olasılıkla faiz artışı beklediğini, bunun gerçekleşmemesinin dolardaki yarım puana yakın hareketi açıklamak için yeterli olduğunu söyledi.
Thooft, daha uzun vadede doların mevcut ekonomik döngüde zirveyi görmüş olabileceğini ancak değer kaybının ani ve kesintisiz bir şekilde gerçekleşmesinin beklenmediğini kaydetti.
Piyasaların bundan sonraki yönünde ABD enflasyon verileri, Hazine tahvili getirileri, enerji fiyatları ve Fed üyelerinin açıklamaları belirleyici olacak.