Cumhurbaşkanlığı İletişim Başkanı Burhanettin Duran, devletin iletişim vizyonunu ve önceliklerini anlattığı kapsamlı bir röportajda, kamusal iletişimin yalnızca bilgi aktaran değil, toplumsal bağları güçlendiren bir zemin olması gerektiğini vurguladı. Ayın Tarihi dergisine konuşan Duran, İletişim Başkanlığının dezenformasyonla mücadeleden kamu diplomasisine uzanan geniş faaliyet alanını ayrıntılarıyla değerlendirdi.

İletişim ekosisteminde yaşanan hızlı dönüşüm ve çok katmanlı kriz ortamına dikkat çeken Duran, temel önceliklerinin siyaset, bürokrasi ve kamu politikalarının, karşılıklı anlayışı esas alan ortak bir iletişim zemini üzerinde buluşmasına katkı sunmak olduğunu ifade etti. Bu yaklaşımın, farklı kurumların yürüttüğü çalışmaları vatandaş nezdinde anlaşılır ve tutarlı bir bütün hâline getirmeyi amaçladığını belirtti. İletişim Başkanlığını, diyaloğu güçlendiren ve kurumlar arası koordinasyonu sağlayan merkezi bir yapı olarak konumlandırdıklarını dile getirdi.

Dezenformasyonla Mücadelede Toplumsal Farkındalık

Dezenformasyonla mücadelenin yalnızca yanlış bilgiyi düzeltmekle sınırlı olmadığını vurgulayan Duran, asıl hedefin bireylerin dijital davranışlarını dönüştürmek olduğunu söyledi. “7’den 70’e dezenformasyon farkındalığı” ilkesini benimsediklerini belirten Duran, dijital okuryazarlık, eleştirel düşünme ve teyit mekanizmalarının eğitim programlarının merkezinde yer aldığını aktardı. Bu kapsamda üniversitelerle geliştirilen iş birlikleriyle, 76 üniversitede faaliyet gösteren öğrenci kulüplerinin gençlerin bilinçli dijital bireyler olarak yetişmesine katkı sunduğunu kaydetti.

Kamu Diplomasisinde Artan Faaliyetler

İletişim Başkanlığının kamu diplomasisi alanındaki rolüne de değinen Duran, hem doğrudan faaliyet yürüttüklerini hem de bu alanda çalışan kurumlar arasında koordinasyonu sağladıklarını ifade etti. 2024-2029 dönemini kapsayan Kamu Diplomasisi Strateji Belgesi’nin hazırlandığını hatırlatan Duran, 2021’den bu yana 15 binin üzerinde faaliyetin kayıt altına alındığını, bunlardan 3 bin 252’sinin 2025 yılı içinde gerçekleştirildiğini açıkladı.

2025 yılı boyunca dünyanın farklı merkezlerinde panel programları, sergiler, yuvarlak masa toplantıları ve eğitim faaliyetleri düzenlendiğini belirten Duran, Türkiye’nin tezlerinin raporlar, kitaplar ve görsel içeriklerle uluslararası kamuoyuna aktarıldığını söyledi. “Daha Adil Bir Dünya Mümkün” panel serileri ve çeşitli tematik etkinliklerin, Türkiye’nin uluslararası alandaki görünürlüğünü artırdığına işaret etti.

15 Temmuz Hafızası

15 Temmuz anma faaliyetlerine de değinen Duran, bu sürecin stratejik iletişim açısından hafıza yönetiminin en kritik alanlarından biri olduğunu belirtti. Proje Takip Sistemi aracılığıyla 2025’te 21 bin 629 etkinliğin kayıt altına alındığını aktaran Duran, “Zaferin Adı Türkiye” temasıyla yurt içi ve dışında ortak bir söylem birliği sağlandığını ifade etti.

Depremde Yıkılan Şehirler Yeniden Ayağa Kalkıyor
Depremde Yıkılan Şehirler Yeniden Ayağa Kalkıyor
İçeriği Görüntüle

CİMER ve Yayın Faaliyetleri

CİMER sisteminin yapay zekâ ile entegrasyonuna yönelik çalışmalara da değinen Duran, bu adımın başvuru süreçlerini hızlandırırken karar alıcılara stratejik içgörüler sunacağını söyledi. Ayrıca çok dilli süreli ve süresiz yayınlarla Türkiye’nin anlatısını geniş bir coğrafyaya ulaştırmayı hedeflediklerini belirterek, hazırlanan kitap ve raporların medya ve kamuoyu için önemli birer referans niteliği taşıdığını vurguladı.

Röportajın sonunda samimiyet vurgusu yapan Duran, millet ile devlet arasındaki güven temelli bağların güçlendirilmesinin Türkiye’nin geleceği açısından hayati önemde olduğunu ifade ederek, bu anlayışla çalışmaların kararlılıkla sürdürüleceğini dile getirdi.

Kaynak: HABER MERKEZİ