TAHLİLLERİM NORMAL AMA KENDİMİ İYİ HİSSETMİYORUM
“Hocam, bütün tahlillerim normal çıkıyor ama ben kendimi iyi hissetmiyorum.”
Hekimlik pratiğinde sık karşılaştığımız cümlelerden biri bu.
Kişi sürekli yorgun olabilir, sabah dinlenmeden uyanabilir, gün içerisinde enerjisi düşebilir. Şişkinlik, hazımsızlık, baş ağrısı, kas ve eklem ağrıları, uyku sorunları, unutkanlık, konsantrasyon güçlüğü ya da kilo vermekte zorlanma yaşayabilir. Yapılan tetkiklerde ise belirgin bir hastalık saptanmayabilir.
Peki tahliller normalse bütün bu şikâyetler neden ortaya çıkıyor?
Öncelikle şunu bilmek gerekir: Normal bir laboratuvar sonucu, kişinin bütün sağlık sorunlarının değerlendirildiği anlamına gelmez.
Laboratuvar tetkikleri hekimlikte son derece değerlidir. Kansızlık, tiroid hastalıkları, diyabet, böbrek ve karaciğer sorunları, vitamin-mineral eksiklikleri ve birçok hastalığın araştırılmasında bize önemli bilgiler verir. Ancak iyi bir sağlık değerlendirmesi yalnızca laboratuvar sonuçlarından ibaret değildir.
Bazen sorun tek bir değerde değil, bütündedir
Kronik yorgunluğu olan bir kişide yalnızca birkaç kan değerine bakmak yeterli olmayabilir. Uyku kalitesi nasıl? Horlama veya uyku apnesi var mı? Gün içerisinde ne kadar hareket ediyor? Kas kütlesi yeterli mi? Beslenmesi nasıl? Yoğun stres altında mı? Kullandığı ilaçlar var mı? Sindirim sistemi düzenli çalışıyor mu?
Bazen cevap, bu soruların birkaçının bir araya gelmesinde saklıdır.
Örneğin kişi gece yeterince uyuduğunu düşünmesine rağmen kaliteli uyuyamıyor olabilir. Gün boyunca uzun süre oturuyor, yeterli protein almıyor ve giderek kas kaybediyor olabilir. Yoğun stres hem uyku düzenini hem de yeme davranışını etkileyebilir. Menopoz ve yaşla birlikte meydana gelen hormonal ve metabolik değişiklikler de kişinin enerjisini, vücut kompozisyonunu ve kilo kontrolünü değiştirebilir.
Bu nedenle “Tahlilleriniz normal, hiçbir şeyiniz yok.” demek her zaman yeterli değildir.
Daha doğru soru şudur:
“Bu kişi neden kendisini iyi hissetmiyor?”
Değerleri değil, insanı değerlendirmek
Modern tıbbın güçlü laboratuvar ve görüntüleme imkânlarından mutlaka yararlanmalıyız. Ancak bunları hastanın hikâyesi, muayenesi ve yaşam biçimiyle birlikte değerlendirmek gerekir.
Gerekli durumlarda metabolik durum, vücut kompozisyonu, beslenme alışkanlıkları, uyku, fiziksel aktivite, kullanılan ilaçlar, sindirim sistemi ve vitamin-mineral durumu birlikte ele alınmalıdır.
Amaç gereksiz yere çok sayıda test istemek ya da her şikâyeti vitamin eksikliğine bağlamak değildir. Tam tersine, önce önemli hastalıkları dışlamak, ardından kişinin şikâyetlerine katkıda bulunabilecek değiştirilebilir faktörleri ortaya koymaktır.
Çünkü bazen sağlık, laboratuvar kâğıdındaki değerlerin “normal” aralıkta olmasından daha fazlasıdır.
Tahlilleriniz normal olabilir; fakat kendinizi iyi hissetmiyorsanız şikâyetlerinizi görmezden gelmeyin.
Bazen yapılması gereken yeni bir tahlil istemekten önce, mevcut sonuçlara ve kişiye bir bütün olarak yeniden bakmaktır.
Uzm. Dr. Özgür Çağraş
İç Hastalıkları Uzmanı