Bireysel kredi kartı borçlarında yaşanan artış, sadece enflasyonla veya yüksek harcamayla açıklanamıyor. Bankacılık verileri, vatandaşların ödeme ve kullanım alışkanlıklarındaki yapısal bozuklukların 'borç sarmalını' beslediğini ortaya koyuyor. Ana paranın bir türlü azalmadığı, aksine her ay katlanarak büyüdüğü bu süreç, finansal iflasa kadar gidebiliyor. Uzmanlar, cüzdanı yangın yerine çeviren ve 'borcu borçla kapatma' döngüsüne neden olan o yanlışları tek tek sıraladı. İşte konuya dair tüm merak edilenler...

Altında Kırılma Sinyali! İslam Memiş’ten Dikkat Çeken Tarih
Altında Kırılma Sinyali! İslam Memiş’ten Dikkat Çeken Tarih
İçeriği Görüntüle

ASGARİ TUTAR ÖDEMEK BORCU BİTİRMİYOR

Ekstre geldiğinde borcun tamamı yerine sadece en alt tutarı yatırmak, yapılan en yaygın hataların başında geliyor. Bu yöntemle borcun ana parası erimediği gibi, kalan bakiye üzerine binen akdi faiz yükü borcu her ay biraz daha şişiriyor. Asgari ödeme alışkanlığı devam ettiğinde, uzun vadede bankaya ödenen toplam tutar, harcanan paranın katbekat üzerine çıkıyor.

NAKİT AVANS İLE BORÇ KAPATMA TUZAĞI

Bir kredi kartının borcunu kapatmak için diğer karttan nakit çekmek, finansal çöküşü hızlandıran en riskli hamle olarak görülüyor. Nakit avans işlemlerinde uygulanan yüksek faiz oranları ve işlem komisyonları, borcun maliyetini taşınamaz boyutlara ulaştırıyor. Uzmanlar, borcu borçla kapatmaya çalışmanın sürdürülebilir olmadığını ve maliyeti zirveye taşıdığını vurguluyor.

KÜÇÜK TAKSİTLER BÜYÜK BİR ÇIĞA DÖNÜŞÜYOR

'Ayda küçük taksitlerle öderim' diyerek yapılan çok sayıda alışveriş, biriktiğinde aylık geliri kilitleyebiliyor. Gelecekteki maaşı şimdiden harcamak anlamına gelen bu durum, bütçe yönetimini imkansız kılıyor. Toplam taksit ödemelerinin aylık net gelirin yüzde 25'ini aşması, yaklaşan ekonomik krizin en net habercisi sayılıyor.

LİMİTİ 'EK GELİR' GİBİ GÖRMEK HATALI

Bankanın tanıdığı kredi limitini bir 'maaş' veya 'ek bütçe' olarak algılamak, harcama disiplinini bozan en temel psikolojik faktör. Gelir artışı yaşanmadan limitin yükseltilmesi ve bu limitin sonuna kadar kullanılması, ödeme gücünün aşılmasına neden oluyor. Olmayan bir paranın harcanması, borcun ödenemez hale gelmesiyle sonuçlanıyor.

 

Ödeme gününün stratejik ayarlanmaması, paranın elde olmadığı bir dönemde borcun vadesinin gelmesine yol açıyor.

Muhabir: Haber Merkezi