Sosyal güvenlik sisteminde yıllardır süregelen ve mahkemeleri meşgul eden 'çift emekli maaşı' tartışması sona erdi. Eşi vefat eden bir kadının, aynı zamanda vefat eden babası üzerinden de maaş bağlatma talebi yargı koridorlarında süren uzun bir maratonun ardından sonuçlandı. Yargıtay Hukuk Genel Kurulu, binlerce dosyaya emsal teşkil edecek kararında mevzuat tarihine dikkat çekti. İşte emsal niteliği taşıyan o karara dair tüm bilinmesi gerekenler...
MAHKEMELER ARASINDA GÖRÜŞ AYRILIĞI YAŞANDI

Dava süreci, SSK kapsamında ölüm aylığı alan bir kadının, vefat eden babası üzerinden Bağ-Kur statüsünde ikinci bir maaş talep etmesiyle başladı. Sosyal Güvenlik Kurumu (SGK), yürürlükteki yasaları gerekçe göstererek bu talebi reddetti. Vatandaş ise babasının eski kanun döneminde vefat ettiğini, bu nedenle kazanılmış hakkı olduğunu savunarak konuyu yargıya taşıdı.
Yerel mahkeme SGK'yı haklı bulurken, Bölge Adliye Mahkemesi (İstinaf) vatandaşı haklı bularak çift maaşın yolunu açtı. Ancak Yargıtay 10. Hukuk Dairesi devreye girerek kararı bozdu. İstinaf Mahkemesi kararında direnince dosya en üst merci olan Yargıtay Hukuk Genel Kurulu'nun önüne geldi.
YARGITAY: HAKKIN DOĞDUĞU TARİHE BAKILIR
Genel Kurul, İstinaf Mahkemesi'nin kararını bozarak çift maaş talebini kesin olarak reddetti. Kararın gerekçesinde, kişinin sadece hak sahibi olmasının yetmediği, olayın gerçekleştiği tarihteki yasaların esas alınması gerektiği vurgulandı.
Kararda şu ifadelere yer verildi:
'...Sadece hak sahibi niteliğini taşımak ölüm sigortasından aylık bağlanması için yeterli değildir. Bu niteliğe ek olarak birtakım şartların gerçekleşmesi gereklidir. Bu şartlardan bir kısmı doğrudan doğruya hak sahibi kişiler ile ilgili iken diğer kısmı ise sigortalıya ilişkindir. Sigortalıya ilişkin şartların sigortalının ölüm tarihinde; hak sahibine ilişkin şartların ise hak sahipliği sıfatının kazanıldığı tarihte yürürlükte olan mevzuat kapsamında değerlendirilmesi gerektiği, davacının eşinin 01.10.2008 tarihinden sonra vefat ettiği, babasından dolayı ölüm aylığı alma açısından hakkı doğuran olayın eşin vefatı olduğu ve babasından dolayı hak sahibi sıfatını eşinin ölümü ile kazandığı, bu nedenle eşinin ölüm tarihinde yürürlükte olan ve uygulanması gereken 5510 sayılı Kanun'un 34 ve 54. maddelerindeki düzenlemelere göre davacıya hem eşinden hem de babasından dolayı ayrı ayrı ölüm aylığı bağlanması mümkün olmayıp davacının çift aylığa hak kazanmasına imkân bulunmamaktadır...'
1 EKİM 2008 SONRASI MİLAT KABUL EDİLDİ

Yargıtay'ın bu kararıyla birlikte 1 Ekim 2008 tarihi kritik bir eşik haline geldi. Mahkeme, babanın vefat tarihi eski olsa bile, kadının 'dul kalarak' babasının maaşına hak kazanma tarihinin eşinin vefatıyla başladığına hükmetti. Eşin vefatı 2008 sonrasına denk geldiği için yürürlükte olan 5510 sayılı Kanun hükümleri uygulandı. Bu kanun, hem eşten hem babadan tam maaş alınmasına izin vermiyor; yalnızca tutarı yüksek olan dosyanın tercih edilmesine olanak tanıyor.
DAVA AÇMADAN ÖNCE MEVZUATA DİKKAT
Hukukçular, bu kararın emsal teşkil ettiğini belirterek vatandaşları uyardı. 'Babam eski tarihte vefat etti, hakkım saklıdır' düşüncesiyle açılan davaların, hakkın doğduğu tarihteki yasalara takılabileceği belirtiliyor. Çift maaş beklentisiyle dava yoluna gidecek kişilerin, ölüm tarihleri ve yürürlükteki kanun maddelerini dikkatle incelemesi, boşuna masraf yapmamaları adına önem taşıyor.




