TBMM Genel Kurulu, Milli Dayanışma ve Toplumsal Bütünleşmenin Güçlendirilmesine Dair Kanun Teklifi’ni kabul etti. Açık oylamada 467 kabul, 87 ret ve 7 çekimser oy kullanılırken 2 oyun mükerrer olduğu açıklandı. Böylece teklif Meclis aşamasını tamamladı.
Ancak kamuoyundaki en önemli soru bundan sonra ne olacağı. Kanunun hükümleri incelendiğinde, düzenlemenin “Meclis kabul etti, cezalar hemen ertelendi veya cezaevleri hemen boşalacak” şeklinde işlemediği görülüyor.
Önümüzde birbirine bağlı birkaç aşama bulunuyor.
TBMM’de kabul edilen kanunun yürürlüğe girmesi için Cumhurbaşkanlığı sürecinin ardından Resmî Gazete’de yayımlanması gerekiyor. Anayasa Mahkemesi kararlarında da kanunların TBMM Genel Kurulu’nda kabul edilmesiyle hukuk dünyasında varlık kazandığı, uygulanabilir hâle gelmesinin ise Resmî Gazete’de yayımlanmasıyla gerçekleştiği belirtiliyor.
Dolayısıyla ilk takip edilmesi gereken gelişme kanunun Resmî Gazete’de yayımlanması olacak.
Ancak kanunun yayımlanması da tek başına soruşturma, kovuşturma ve cezaların otomatik olarak erteleneceği anlamına gelmiyor.
Silahların Teslim Edildiğinin Tespit Edilmesi Gerekiyor
Kanunun esas uygulamasının başlaması için kritik bir şart bulunuyor.
PKK/KCK’nın ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğinin ve kontrolündeki silah ile mühimmatın teslim edildiğinin güvenlik kurumları tarafından tespit edilmesi gerekiyor.
Ardından bu tespitin Milli Güvenlik Kurulu tarafından teyit edilmesi ve buna ilişkin MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanması şartı aranıyor.
Başka bir ifadeyle kanun iki ayrı aşamaya dayanıyor:
Kanunun kendisinin yürürlüğe girmesi ve örgütün fiilen sona erdiği ile silahlarını teslim ettiğine ilişkin güvenlik tespitinin MGK kararıyla teyit edilmesi.
İkinci şart gerçekleşmeden kanundaki temel ceza ve infaz hükümlerinin büyük bölümü uygulanmayacak.
Kurul Oluşturulacak Ve Süreci Takip Edecek
Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından uygulamayı takip edecek yeni bir Kurul oluşturulacak.
Kurula Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlık edecek. Kurulda Adalet, Dışişleri, İçişleri ve Milli Savunma bakanları ile Cumhurbaşkanlığı Genel Sekreteri, MİT Başkanı ve MGK Genel Sekreteri yer alacak.
Kurul gerekli gördüğünde alt komisyonlar oluşturabilecek ve kamu kurumlarından temsilcileri toplantılara çağırabilecek.
Daha önemlisi Kurul, örgütün tamamen tasfiye edilmesine ilişkin gelişmeleri dönemsel olarak değerlendirecek. Gerek görürse yeni adli, idari veya yasal düzenleme talebinde bulunabilecek.
TBMM Süreci İzlemeye Devam Edecek
Süreç yalnızca yürütmenin oluşturacağı Kurul tarafından takip edilmeyecek.
Kanuna göre Kurul, yaptığı çalışmalar hakkında TBMM’yi düzenli olarak bilgilendirecek.
TBMM Başkanlığı bünyesinde ayrıca bir İzleme Komisyonu oluşturulacak. Bu komisyon uygulamaları takip edebilecek ve tavsiyelerde bulunabilecek.
Bu nedenle Meclis’in rolü kanunun kabul edilmesiyle tamamen sona ermiyor.
Silah Ve Mühimmat Teslim Süreci Başlayacak
Kanunun önemli bölümlerinden biri de silahların teslimine ilişkin.
Kanun kapsamındaki kişilerin getirdiği veya beyan ettiği silah, mühimmat, araç, gereç, patlayıcı ve diğer malzemeler kayıt altına alınacak.
Bunun nasıl yapılacağını belirleyen ayrıntılı usul ve esaslar ise güvenlik kurumlarının görüşü alınarak İçişleri Bakanlığı ve Milli Savunma Bakanlığı tarafından hazırlanacak.
Dolayısıyla önümüzdeki dönemde bu iki bakanlığın çıkaracağı uygulama düzenlemeleri de yakından takip edilecek.
Kanundan Yararlanmak İçin Başvuru Gerekecek
Düzenleme herkese kendiliğinden uygulanmayacak.
MGK’nın gerekli tespiti teyit eden kararının Resmî Gazete’de yayımlanmasının ardından kanundan yararlanmak isteyenlerin 6 ay içerisinde yazılı başvuru yapması gerekiyor.
Başvurular Cumhuriyet başsavcılıklarına veya Kurul tarafından görevlendirilecek kurumlara yapılabilecek.
Bu nedenle “kanun çıktı, kapsamdaki herkes otomatik yararlanacak” değerlendirmesi doğru değil.
Otomatik Tahliye Ya Da Genel Af Yok
Kanunun en fazla tartışılacak noktası ceza davaları ve hükümlüler açısından ortaya çıkacak.
Düzenleme hukuki olarak bir “genel af” şeklinde kurulmadı. Bunun yerine belirli şartlarda soruşturma, kovuşturma ve cezanın infazının ertelenmesi modeli getirildi.
Kapsamdaki suçlarda ceza miktarına göre soruşturma ve kovuşturmalar 5 veya 10 yıl ertelenebilecek.
Kesinleşmiş mahkûmiyetlerde de toplam 15 yıl veya daha az hapis cezası bulunanların infazı 5 yıl; 15 yıldan fazla hapis ile kapsama giren müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet cezalarının infazı 10 yıl ertelenebilecek.
Ancak kararların ilgili savcı, mahkeme veya infaz hâkimliği tarafından verilmesi gerekiyor. Bu yönüyle her dosya hukuki süreç içerisinde ayrıca değerlendirilecek.
Kasten Öldürme Suçlarında Önemli İstisna Var
Kanun bütün suçları aynı kapsamda değerlendirmiyor.
Örgüt faaliyeti çerçevesinde işlenen kasten öldürme suçları, soruşturma ve kovuşturma ertelemesinin dışında tutuluyor.
Aynı şekilde örgüt faaliyeti kapsamında işlenen kasten öldürme suçundan mahkûm olanlar da infaz ertelemesinden yararlanamayacak. 1 Haziran 2005’ten önce işlenen ve kanunda belirtilen bazı müebbet veya ağırlaştırılmış müebbet gerektiren suçlar için de istisnalar bulunuyor.
Dolayısıyla düzenleme kapsamındaki herkes için aynı hukuki sonuç doğmayacak.
Tutuklu Olanlar Hemen Serbest Bırakılmayacak
Tutuklama ve adli kontrol kararlarında da otomatik kaldırma öngörülmüyor.
Kanun kapsamındaki dosyalarda mevcut tutuklama veya adli kontrol tedbirleri yetkili hâkim veya mahkeme tarafından yeniden değerlendirilecek.
Dosya istinafta veya Yargıtay’daysa değerlendirmeyi ilgili yargı mercii yapacak. Şartların oluşması durumunda tedbirler kaldırılabilecek.
Bu nedenle uygulamada mahkemelerin vereceği kararlar belirleyici olacak.
5 Ve 10 Yıllık Süreler Kritik Olacak
Erteleme kararı alan kişilerin durumu yıllarca takip edilecek.
Erteleme dönemi içerisinde yeniden terör suçu işlenmesi halinde verilen erteleme kararı kaldırılacak.
Soruşturma veya kovuşturma yeniden başlayacak; hükümlüler açısından ise cezanın infazına devam edilecek.
Buna karşılık belirlenen süre yeni bir terör suçu işlenmeden tamamlanırsa soruşturma açısından kovuşturmaya yer olmadığı, açılmış davalarda ise düşme kararı gündeme gelecek.
İnfazı ertelenen mahkûmiyetlerde süre sorunsuz tamamlanırsa ceza infaz edilmiş sayılacak.
Hak Yoksunlukları Daha Sonra Gündeme Gelebilecek
Kanundaki daha az konuşulan ancak önemli hükümlerden biri de mahkûmiyet veya ceza soruşturmalarından kaynaklanan hak yoksunlukları.
Kurul gerekli gördüğünde bu hak yoksunluklarının kaldırılması için mahkemelerden talepte bulunabilecek.
5 yıllık erteleme kararlarında bunun için en az 2 yıl, 10 yıllık erteleme kararlarında ise en az 3 yıl geçmiş olması gerekiyor. Nihai kararı yine yargı mercileri verecek ve kararlara itiraz mümkün olacak.
Siyasi Tartışma Kanunun Kabulüyle Bitmeyecek
Kanun Meclis’ten geniş bir kabul oyuyla geçmesine rağmen düzenlemeye ilişkin siyasi değerlendirmeler aynı değil.
DEM Parti düzenlemeyi silahsız ve çatışmasız bir dönemin başlaması açısından önemli görüyor ancak yasanın eksikleri bulunduğunu ve bundan sonraki aşamada demokratikleşmeye yönelik yeni düzenlemelerin yapılması gerektiğini savunuyor.
CHP içindeki değerlendirmelerde ise silahların susması ve demokratik siyasetin güçlenmesi olumlu görülürken, sürecin hukuk devleti, demokratikleşme ve eşit yurttaşlık adımlarıyla desteklenmesi gerektiği yönündeki görüşler öne çıkıyor.
Diğer taraftan düzenlemeye karşı çıkan veya çekince koyan partiler de bulunuyor. Yeniden Refah Partisi Genel Başkanı Fatih Erbakan, konunun referanduma götürülmesini savunurken partisinin çekimser oy vereceğini açıklamıştı.
Bu nedenle bundan sonraki tartışmanın yalnızca “silah bırakma” üzerinden değil; uygulamanın kapsamı, yargı kararları, mağdur ve şehit ailelerinin hassasiyetleri, demokratikleşme talepleri ve olası yeni düzenlemeler üzerinden devam etmesi beklenebilir. Bu son değerlendirme, mevcut siyasi açıklamalar ve kanunun Kurula yeni yasal düzenleme talep etme imkânı vermesinden hareketle yapılan bir çıkarımdır.
Bundan Sonra 7 Kritik Adım Var
Çerçeve Yasa sonrasında süreç kabaca şöyle ilerleyecek:
1. Kanunun Resmî Gazete’de yayımlanarak yürürlüğe girmesi.
2. Cumhurbaşkanı Yardımcısı başkanlığındaki Kurulun oluşturulması.
3. Silah tesliminin nasıl yapılacağına ilişkin uygulama esaslarının hazırlanması.
4. Güvenlik kurumlarının PKK/KCK ve bağlantılı oluşumların fiili varlığına son verdiğini ve silahları teslim ettiğini tespit etmesi.
5. Bu tespitin MGK tarafından teyit edilmesi ve MGK kararının Resmî Gazete’de yayımlanması.
6. Kanundan yararlanacak kişilerin 6 aylık süre içinde başvurması ve dosyaların savcı, hâkim ve mahkemeler tarafından ayrı ayrı değerlendirilmesi.
7. 5 ve 10 yıllık erteleme dönemlerinde kişilerin durumunun ve örgütün tamamen tasfiye edilip edilmediğinin takip edilmesi.
Kısacası TBMM’deki kabul sürecin sonu değil, hukuki uygulama aşamasının başlangıcı. Kanunun pratikte ne kadar geniş bir kesimi etkileyeceği; güvenlik kurumlarının yapacağı tespit, MGK’nın vereceği karar, bireysel başvurular ve mahkemelerin vereceği kararlarla netleşecek.
Bu nedenle şu aşamada “herkes çıkacak”, “af geldi” veya “kanun kabul edilir edilmez tüm işlemler durdu” şeklindeki ifadeler kanunun kurduğu mekanizmayı doğru yansıtmıyor.