25 Ekim 2026, Pazar
weather
12°
Ajans344 | Videolar | Kahramanmaraş Haberleri | Türkiye’nin Mekke Anlaşması’ndaki Rolünü Mehmet Şahin Anlattı

Türkiye’nin Mekke Anlaşması’ndaki Rolünü Mehmet Şahin Anlattı

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin, Mekke Anlaşması’nda Türkiye’nin rolünü, ortak savunma hedeflerini ve ekonomik beklentileri değerlendirdi.

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili Mehmet Şahin, Mekke Anlaşması’nda Türkiye’nin rolünü, ortak savunma hedeflerini ve ekonomik beklentileri değerlendirdi.

MUHABİR: Elife Karaarslan

AK Parti Kahramanmaraş Milletvekili ve Millî Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Üyesi Prof. Dr. Mehmet Şahin, Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan arasındaki Mekke Ortak Savunma Anlaşması’na ilişkin değerlendirmelerde bulundu. Şahin, Türkiye’nin askerî deneyimi ve savunma sanayisindeki kapasitesiyle iş birliğinde önemli bir rol üstlenebileceğini söyledi.

Anlaşmanın saldırı amacı taşımadığını vurgulayan Şahin, temel hedefin taraf ülkelerin güvenliğini güçlendirmek, bölgesel istikrarı korumak ve barışa katkı sağlamak olduğunu belirtti.

Mekke Anlaşması’nda Savunma Ve Dayanışma Hedefi

Şahin, üç ülkeyi bir araya getiren anlaşmanın karşılıklı güvenlik anlayışına dayandığını ifade etti. Tarafların birbirlerinin savunmasına katkı sunmasının amaçlandığını belirterek şu değerlendirmede bulundu:

“Bölgedeki istikrarı korumak, barışa katkı sağlamak ve birbirlerinin çıkarlarını korumak için yapmış oldukları bir anlaşma.”

Ortak savunma yaklaşımını NATO’nun 5’inci maddesiyle karşılaştıran Şahin, ülkelerden birine yönelik saldırının diğerlerine de yapılmış sayılması ilkesine dikkat çekti.

Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın 7 Ağustos 2026’da Mekke’de imzaladığı anlaşmaya ilişkin resmî açıklamada da taraflardan birine yönelik silahlı saldırının tüm taraflara yapılmış kabul edileceği belirtildi. 

Bölgesel Krizler Güvenlik Arayışını Hızlandırıyor

Şahin, Orta Doğu’da yaşanan gelişmelerin ülkeleri güvenlik alanında daha yakın iş birliğine yönelttiğini söyledi. Bölgesel ve küresel güvenlik mekanizmalarının krizlere karşı yeterince etkili olamadığını savundu.

İslam İşbirliği Teşkilatı, Arap Birliği ve Birleşmiş Milletler üzerinden değerlendirmelerde bulunan Şahin, ülkeler arasındaki farklı yaklaşımların ortak karar alınmasını zorlaştırdığı görüşünü dile getirdi.

Bu ortamda Türkiye, Pakistan ve Suudi Arabistan’ın birlikte hareket etme ihtiyacının öne çıktığını belirten Şahin, kolektif savunma anlayışının taraf ülkelerin güvenliğinin yanı sıra bölgesel barış çabalarına da katkı sağlayabileceğini ifade etti.

Türkiye’nin Askerî Tecrübesi Ön Planda

Türkiye’nin anlaşmadaki konumuna değinen Şahin, silahlı kuvvetlerin deneyimi ile savunma sanayisinde ulaşılan kapasitenin önemini vurguladı. Türkiye’nin askerî becerisi ve üretim kabiliyetinin ortak savunma yapısını destekleyebileceğini söyledi.

Şahin, Suudi Arabistan’ın ekonomik imkânları ve Arap dünyasındaki etkisiyle, Pakistan’ın ise nükleer güç niteliğiyle öne çıktığını belirtti. Üç ülkenin farklı alanlardaki kapasitelerinin birbirini tamamlayabileceği değerlendirmesinde bulundu.

Bölgedeki çatışmaların Türkiye üzerinde de sonuçlar doğurduğunu hatırlatan Şahin, Suriye’deki iç savaş ve Irak’ın işgali sırasında bu etkilerin yaşandığını ifade etti. Bölgesel istikrarın güçlenmesinin Türkiye’nin güvenliği ve ekonomik çıkarları açısından önem taşıdığını kaydetti.

Meclis Süreci Ve İş Birliğinin Kurumsallaşması

Şahin, anlaşmanın Türkiye açısından onay sürecine ilişkin TBMM’nin rolüne dikkat çekti. Taraf ülkelerin kendi iç hukukları çerçevesinde gerekli işlemleri gerçekleştirmesi gerektiğini belirtti.

Orta Doğu’daki gelişmelerin hızlı ilerlediğini söyleyen Şahin, ortak savunma yaklaşımının kurumsal bir yapıya kavuşmasının önemini vurguladı.

Dışişleri Bakanlığının 31 Ağustos 2026 tarihli ortak açıklamasında, üç ülkenin dışişleri ve savunma bakanları ile genelkurmay başkanlarının İstanbul’da toplandığı bildirildi. Açıklamada, iş birliğinin kurumsallaştırılması, Suudi Arabistan’da sekretarya kurulması ve ortak savunma projelerinin geliştirilmesi hedefleri paylaşıldı. 

Savunma Sanayisi İçin Yeni İş Birliği Beklentisi

Şahin, anlaşmanın Türkiye’ye sağlayabileceği katkılar arasında savunma sanayisi alanındaki ticari ilişkileri de gösterdi. Müttefik ülkelerin ihtiyaçlarını karşılamak için birbirlerinden alım yapabildiğini belirterek Türk savunma sanayisi ürünlerine yönelik talebin artabileceğini ifade etti.

Güvenlik alanındaki yakınlaşmanın üretim ve tedarik ilişkilerini geliştirebileceğini söyleyen Şahin, bu ihtimali Türkiye açısından ekonomik bir fırsat olarak değerlendirdi.

Yapının başka ülkelerin katılımına da açık olduğunu belirten Şahin, Mısır ve Katar’ın isimlerinin gündeme geldiğini aktardı. Olası katılımlara ilişkin gelişmelerin ise önümüzdeki süreçte netleşeceğini söyledi.

Yorumlar
Yorum yazma kurallarını okumuş ve kabul etmiş sayılırsınız