Özellikle büyükşehirlerdeki barınma masraflarıyla yarışır hale gelen bu harcama kalemleri, hane halkı ekonomisinde ciddi sarsıntılara yol açacak boyutlara ulaştı. Sektördeki kontrolsüz büyüme ve standart dışı uygulamalar, hem hizmet alanları hem de makroekonomik dengeleri yakından ilgilendiren yepyeni bir tartışma zemini yarattı.
BAKIM VE TEMİZLİK FATURASI KİRALARI GEÇTİ
Giderek büyüyen bu pazarın detaylarına inildiğinde, talep edilen ücretlerin ulaştığı seviyeler dikkat çekiyor. Standart bir konutun günlük temizlik bedeli 3.500 ile 4.000 lira aralığında seyrederken, metrekare ve oda sayısı arttıkça bu rakam 6.000 liraya kadar esneyebiliyor. Düzenli bir hizmet alımının hane ekonomisine aylık yansıması ise 16 bin ile 24 bin lira arasında şekilleniyor.
Çalışan ebeveynlerin en büyük maliyet kalemi olan çocuk bakımı konusunda da benzer bir ivme söz konusu. Gündüzlü mesai ücretleri 30 bin liradan başlayıp, personelin tecrübe ve referans durumuna göre 50 bin liraya kadar dayanıyor. Saatlik bazda anlaşılan geçici bakıcılar için 500 ila 700 lira, özel eğitim veya oyun ablası niteliğindeki hizmetler için ise saati 2.000 liraya varan bedeller talep ediliyor.

YATILI HİZMETLERDE ZİRVE RAKAMLAR
Maliyet haritasının en üst sırasında ise özel ihtimam gerektiren yaşlı ve hasta bakımı yer alıyor. Bu alanda günlük refakat bedelleri 4.500 lirayı bulurken, yatılı hizmetin aylık karşılığı 35 bin ile 55 bin lira sınırları arasında değişiyor. Sadece yemek yapımı için günlük 4.000 lira, spesifik ütü hizmetleri için ise 3.000 liraya varan talepler piyasada olağan karşılanmaya başlandı. Tüm bu kalemler üst üste konulduğunda, dışarıdan kapsamlı bir ev desteği alan ailenin aylık toplam faturası 70 bin lira gibi astronomik rakamlara ulaşıyor.
KAYIT DIŞI İSTİHDAM VE HUKUKİ RİSKLER
• Ekonomistler ve sektör temsilcileri, ev hizmetleri piyasasındaki büyük para trafiğinin yapısal sorunlarına odaklanıyor.
• Milyarlarca liralık hacme ulaşan ev hizmetleri piyasası büyük oranda kayıt dışı.
• Kurumsal firmalar dışında, bireysel anlaşmalarda ödemeler genellikle nakit olarak yapılıyor.
• Kredi kartı veya taksitlendirme gibi finansal sistemlerin kullanılamaması, hane bütçelerindeki likiditeyi zorluyor.
• Bu kayıt dışılık, devlet için büyük vergi ve prim kaybına neden oluyor.





