Türkiye'de paylaşımlı yolculuk hizmetlerine ilişkin tartışmaların odağında bulunan Martı TAG hakkında önemli bir yargı kararı verildi. İstanbul Otomobilciler Esnaf Odası ve Antalya Şoförler ve Otomobilciler Odası başta olmak üzere ondan fazla taksi odasının açtığı haksız rekabet davasında Bölge Adliye Mahkemesi, uygulamanın mahkeme kararıyla genel olarak yasaklanamayacağına hükmetti.
23 Ekim 2026 tarihinde açıklanan kararda, paylaşımlı yolculuk sisteminin mevcut mevzuattaki durumu ile Anayasa'da güvence altına alınan girişim özgürlüğü değerlendirildi.
Dört yıldır devam ettiği belirtilen davada verilen karar, Martı TAG lehine sonuçlandı.
Mahkemeden Martı TAG'ın Yasaklanmasına İlişkin Karar
Dosyayı esastan değerlendiren Bölge Adliye Mahkemesi, kanun koyucu tarafından açıkça yasaklanmamış bir ticari faaliyetin yargı kararıyla genel olarak durdurulamayacağını belirtti.
Mahkeme, ticari faaliyetlerin yasaklanması veya izin ve ruhsat şartına bağlanmasının kanun koyucu ve yetkili idari makamların görev alanına girdiğine dikkat çekti.
Kararda, mevcut yasal düzenlemelerde açık bir yasaklama bulunmadığı durumlarda mahkemelerin yeni bir genel yasak oluşturamayacağı vurgulandı.
Bu değerlendirme doğrultusunda Martı TAG'ın faaliyetlerine yönelik haksız rekabet iddiası, şirket lehine sonuçlanan kararla karşılık buldu.
Anayasal Girişim Özgürlüğüne Vurgu Yapıldı
Mahkemenin kararında öne çıkan konulardan biri de Anayasa ile güvence altına alınan girişim özgürlüğü oldu.
Paylaşımlı yolculuk hizmetlerinin serbest ticaret hayatı kapsamında değerlendirilmesi gerektiğine işaret eden mahkeme, ticari faaliyetlere yönelik sınırlamaların hukuki düzenlemelere dayanması gerektiğini ifade etti.
Kararda, bir faaliyetin yasaklanması ya da ruhsata bağlanmasının öncelikle yasama organının ve yetkili idari kurumların sorumluluğunda olduğu belirtildi.
Böylece Martı TAG'ın mahkeme kararıyla genel olarak yasaklanmasının hukuken mümkün olmadığı yönünde hüküm kuruldu.
Paylaşımlı Yolculuk İçin Yeni Yasal Düzenleme Vurgusu
Bölge Adliye Mahkemesi, kararında Türkiye'deki kent içi ulaşım sisteminin değişen ihtiyaçlarına da değindi.
Teknolojik gelişmelerin ulaşım sektöründe yeni hizmet modellerini ortaya çıkardığına dikkat çekilen kararda, mevcut mevzuatın bu gelişmelere uygun şekilde düzenlenmesi gerektiği belirtildi.
Mahkeme, paylaşımlı yolculuk hizmetleri konusunda yeni bir yasal çerçeve oluşturulmasının kanun koyucunun sorumluluğunda olduğunu vurguladı.
Bu değerlendirme, kararın yalnızca Martı TAG ile taksi odaları arasındaki uyuşmazlık bakımından değil, paylaşımlı ulaşım hizmetlerinin hukuki statüsüne ilişkin tartışmalar açısından da önem taşıdığını ortaya koydu.
Oğuz Alper Öktem'den Mahkeme Kararı Sonrası Açıklama
Martı TAG'ın kurucusu Oğuz Alper Öktem, kararın açıklanmasının ardından yaptığı değerlendirmede dört yıllık hukuk sürecine ilişkin konuştu.
Öktem, en başından itibaren hukuka ve haklılıklarına güvendiklerini belirterek mahkeme kararından duyduğu memnuniyeti dile getirdi.
Martı TAG'ın milyonlarca insan tarafından kullanıldığını ifade eden Öktem, dava sürecinde kendilerine destek veren kullanıcılara ve TAG topluluğuna teşekkür etti.
Öktem ayrıca şirketin paylaşımlı yolculuk hizmetlerini geliştirmek ve büyütmek amacıyla çalışmalarına devam edeceğini açıkladı.
Martı TAG Kararının Hukuki Kapsamı
23 Ekim'de açıklanan kararla birlikte dört yıldır devam eden haksız rekabet davasında Martı TAG lehine önemli bir hukuki sonuç ortaya çıktı.
Bölge Adliye Mahkemesinin değerlendirmesinde, mevcut mevzuatta açıkça yasaklanmayan paylaşımlı yolculuk faaliyetinin mahkeme kararıyla genel olarak engellenemeyeceği belirtildi.
Bununla birlikte karar, ulaşım faaliyetlerine ilişkin bütün izin, ruhsat ve denetim yükümlülüklerinin ortadan kalktığı anlamına gelmiyor. Mahkemenin değerlendirmesi, dava konusu genel yasaklama talebinin hukuki dayanağına odaklanıyor.