Türkiye’de açıklanan 1 milyar 200 milyon muayene verisi, sağlık sisteminin ulaştığı hizmet hacmini yeniden gündeme taşıdı. 85 milyon nüfusa sahip ülkede kaydedilen bu sayı, erişim kapasitesinin geldiği noktayı ortaya koyarken, sağlık çalışanlarının iş yükü ve hizmet kalitesi başlıklarında da yeni bir değerlendirme sürecini beraberinde getirdi.
Sahim-Sen Genel Başkanı Özlem Akarken, söz konusu verinin yalnızca bir istatistik olarak ele alınamayacağını belirtti. Akarken, muayene sayısındaki artışın sağlık çalışanlarının yoğun emeğini gösterdiğini ifade ederek, sistem üzerindeki baskının da aynı oranda yükseldiğine dikkat çekti.

Muayene Süreleri ve Hizmet Kalitesi
Artan başvuru sayılarıyla birlikte hekim başına düşen hasta sayısının yükseldiği kaydedildi. Randevu aralıklarının daralmasının, hastalara ayrılan süreyi sınırladığı aktarıldı. Özlem Akarken, kısa süreli muayenelerin detaylı değerlendirme ve koruyucu hekimlik uygulamalarını zorlaştırdığını ifade etti. Hasta ile sağlık çalışanı arasındaki iletişimin niteliğinin de bu yoğunluktan etkilendiği bildirildi.
Sağlık hizmetlerinin yalnızca teşhis ve tedavi sürecinden ibaret olmadığı, aynı zamanda önleyici uygulamaları da kapsadığı vurgulandı. Uzmanlar, dakikalarla sınırlanan muayenelerin uzun vadede sistem üzerinde ek yük oluşturabileceğine işaret etti.
Ekip Yükü ve Mesleki Riskler
Yüksek muayene sayılarının yalnızca hekimleri değil; hemşireler, teknikerler ve diğer sağlık personelini de kapsayan geniş bir ekip üzerinde etkili olduğu belirtildi. Sağlık hizmetinin ekip çalışmasına dayalı bir yapı taşıdığı hatırlatıldı.
Artan iş yoğunluğunun tükenmişlik riski, motivasyon kaybı ve hata olasılığı gibi unsurları gündeme getirdiği kaydedildi. Sağlık çalışanlarının performansının sürdürülebilirliği için organizasyonel düzenlemelerin önemine dikkat çekildi.

Yapısal Dönüşüm Çağrısı
Sahim-Sen tarafından yapılan açıklamada, sağlık sisteminde nicelik odaklı yaklaşım yerine sürdürülebilirlik ve kalite merkezli bir planlamanın gerekliliği ifade edildi. Koruyucu sağlık hizmetlerinin güçlendirilmesi, randevu sisteminin bilimsel kriterlerle yeniden yapılandırılması ve personel sayısının artırılması başlıklarının öncelikli alanlar arasında yer aldığı bildirildi.

1 milyar 200 milyon muayene verisinin, hem erişim kapasitesini hem de sistem üzerindeki yükü aynı anda gösterdiği değerlendirmesi yapıldı. Sağlık alanında bundan sonraki süreçte hizmetin niteliği, güvenliği ve sürdürülebilirliği başlıklarının daha fazla gündeme taşınması gerektiği ifade edildi.




