Kıymetli okurlarım; son yıllarda çokça sorulan ve çok fazla sayıda mağduru olan yeni ve güncel bir konuyla sizlere merhaba diyor ve içinde bulunduğumuz Ramazan Ayınızı tebrik ediyorum.

Bilindiği üzere; insanların nakit ihtiyacı olduğunda, banka kredisine başvurmaları sıkça görülen bir davranıştır. Bu vesile ile kişilerin bankalar nezdinde kredi sicili oluşmaktadır. Kredi sicili, kredi borcu ve kredi kartı borcu başta olmak üzere banka borçlarına karşı müşterilerin davranışlarının kayıt altına alınmasını demektir. 

Günümüz hayatında kredi, kredi kartı gibi bankacılık ürünlerine çokça ihtiyaç duyulduğundan müşterinin kredi sicilinin bozuk olmaması gerekmektedir. Nitekim kredi ve kredi kartı başvurularının reddedilmesinin en önemli sebebi olarak, kredi sicilinin bozuk olması gösterilmektedir. Sözgelimi bankalar tarafından bu durumlarda “...Bankası tarafından kara listeye alınmışsınız, kredi sicilinize olumsuz kayıt düşmüşler, bu sebeple size pos cihazı verememekteyiz" veya ““...kara listedesiniz, size ihtiyaç kredisi veremeyiz” gibi sözler sarf edilmektedir. Peki bu durumlarda ne yapılması gerekir?

YASAL (İCRA) TAKİP BAŞLATILMIŞSA, KREDİ SİCİLİ BOZULUR VE KARA LİSTEYE GİRİLİR:

Müşterinin bankalara olan borçlarını geç ödemesi, sicili olumsuz etkilemesine rağmen, sicili bozmamaktadır. Ancak, yasal (icra) takip safhasına geçilmişse, sicil bozulur.

Bankalar nezdindeki kredi sicili, 1995’de kurulan ve o günden bu yana finansal kuruluşların müşterilerinin risk bilgilerini toplamak ve söz konusu bilgileri bu kuruluşlar ile gerçek veya tüzel kişilerin kendileriyle ya da onay vermeleri koşuluyla özel hukuk tüzel kişileri ve üçüncü gerçek kişiler ile de paylaşılmasını sağlayan KKB Kredi Kayıt Bürosu A.Ş. tarafından kayıt altına alınır. Bu kayıtlarda müşterilerin geçmişteki finansal işlemlerinin tümü yer alır ve dolayısıyla bankalar kredi ya da kredi kartı vermeden önce müşterinin siciline bakar. Yasal takibe düşüp kara listeye girmiş olan müşteriye, banka kredi vermez ve başvurusunu reddeder. Kredi başvurusunun onaylanması için kredi sicilinin temizlenmesi gerekir. Bu bağlamda kredili mevduat hesabı sahipleri, nakit ihtiyaç kredisi veya finansman (araç, konut gibi) kredisi kullananlar veyahut da bu kredileri kullananlara kefil olanların kredi sicili vardır.

KREDİ SİCİLİ NASIL TEMİZLENİR?

Kredi sicilini temizlenmesinin iki yolu vardır: 1-Yasal takibe neden olan borçların ödenmesi veya yapılandırılması gibi yollarla bitirilmesi ve borçların bitirilmesinin üzerinden 5 yıl geçmiş olması 2-Sicil affı.

Görüldüğü üzere, devlet tarafından zaman zaman çıkarılan sicil afları olmadığı sürece, kredi sicilinin temizlenmesi için yapılabilecek tek şey 5 yılın dolmasını beklemektir. Çünkü sicil bozulduktan sonraki süreçte, müşteri banka borçlarını zamanında ödese bile 5 yıllık süre zarfında kara listede kalmaktadır. Ancak 5 yıl geçtikten sonra müşterinin kara listeden çıkarılması, kredi sicilinin temiz görünmesi gerekir. 5 yıl geçtiği halde sicili temizlenmeyen veya kara listeye alınma işleminin haksız veya hatalı düşünen müşterilerin yasal yollara başvurması, hatta bankanın bu işleminden zarar görmüşse tazminat istemeleri de mümkündür. Bu bağlamda bireysel müşterilerin öncelikle Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurması mümkündür. Nitekim Yargıtay  bir kararında, kredi kartı borcu nedeniyle tüketici hakem heyetine başvuru tarihinde banka nezdinde kredi riskine ilişkin değerlendirme raporu tutulmakta olduğundan, taraflar arasındaki ilişkinin Tüketicinin Korunması Hakkındaki Kanun kapsamında kaldığı anlaşıldığından demek suretiyle Tüketici Sorunları Hakem Heyetine başvurulabileceğine içtihat etmiştir (Bkz. Yargıtay 13. HD., E. 2014/41079 K. 2014/37438 T. 26.11.2014).

Bu haftaki yazımı; Devlet-i Aliyye-i Osmaniyye zamanında modern kodifikasyon çalışmalarını göstermesi bakımından önemli olan, Mecelle'nin Külli Kaidelerinden 3 nolu madde ile noktalıyorum:

“Akitlerde i’tibar makaasıt ve maâniyyedir, elfaz ve mebâniye değildir.”

(Sözleşmelerde söz ve söz yapısından ziyade, maksat ve anlama itibar edilir).