Ortadoğu’da uzun süredir düşük yoğunluklu seyreden gerilim, son gelişmelerle birlikte yeni bir safhaya taşındı. ABD-İsrail hattının İran’a yönelik operasyonel kapasitesi ve bunun bölgesel güç dengesine etkisi, akademik çevrelerde de geniş yankı buldu. Üsküdar Üniversitesi İnsan ve Toplum Bilimleri Fakültesi Dekanı Deniz Ülke Kaynak, yaşanan süreci askeri ve siyasi boyutlarıyla değerlendirdi.
Prof. Dr. Kaynak’a göre gerçekleştirilen saldırı, ABD-İsrail bloğunun teknik ve askeri kapasitesinin ulaştığı seviyeyi açık biçimde ortaya koydu. Sahadaki tabloyu “aşırı dengesiz” olarak niteleyen Kaynak, istihbarat ve hedefleme kabiliyetinin belirleyici rol oynadığını vurguladı. Operasyonların, yalnızca askeri güç değil aynı zamanda ileri düzey teknik takip ve analiz kapasitesiyle yürütüldüğüne dikkat çekti.
Güvenlik Mimarisi Tartışması
Bir devletin güvenlik mimarisinin yalnızca belirli isimlerin hedef alınmasıyla çökertilemeyeceğini ifade eden Kaynak, özellikle halefiyet sistemi güçlü olan ülkelerde bu tür hamlelerin yapısal sürekliliği tamamen ortadan kaldırmayacağını dile getirdi. İran açısından sürecin sürpriz olmadığını, hazırlıkların bulunduğunu belirten Kaynak, buna karşın ortaya çıkan askeri kapasite farkının göz ardı edilemeyecek boyutta olduğunu kaydetti.
İç Dayanışma ve Güç Asimetrisi
Kaynak, mevcut tabloda ciddi bir güç asimetrisi bulunduğunu belirterek, diasporada ve ülke içinde rejime muhalif kesimlerin sağladığı insani istihbarat kapasitesinin (HUMINT) denklemin önemli bir parçası haline geldiğini söyledi. Dış baskıya karşı koyabilmenin yalnızca askeri envanterle değil, toplumsal dayanışmayla mümkün olacağını vurguladı. Ulusal birliğin baskı yoluyla değil, meşruiyet zemini üzerinden inşa edilebileceğini ifade etti.
Savaşın Yeni Cephesi: Algı Yönetimi
İran’ın doğrudan askeri bir çatışmada ABD-İsrail bloğuna üstünlük kuramayacağını öngörebilecek deneyime sahip olduğunu dile getiren Kaynak, bu nedenle iletişim stratejilerinin ön plana çıktığını söyledi. Sosyal medya ve kamuoyu üzerinden yürütülen algı mücadelesinin yeni dönemin belirleyici unsurlarından biri olduğunu belirtti. Algoritmik üstünlüğün hâlâ ABD ve İsrail tarafında bulunduğunu da sözlerine ekledi.
Her iki ülkede yaklaşan seçim süreçlerine dikkat çeken Kaynak, askeri gelişmelerin iç siyasete etkisinin zamanla daha net görüleceğini kaydetti. Toplumsal algının küçümsenmemesi gerektiğini vurgulayan Kaynak, “Yaşanmakta olan sürecin gücünü hafife alma lüksümüz yok” değerlendirmesinde bulundu.




